Çengelköy

Yazar Admin / 17 Nisan 2011. Kategori GENEL OLARAK İSTANBUL'UN DEĞİŞEN YÜZÜ

 Çengelköy,Boğaziçi’nin(http://www.degisti.com/index.php/archives/511) Anadolu yakasında,Beylerbeyi(http://www.degisti.com/index.php/archives/1196) ile Vaniköy arasında,tarihi dokusunu nispeten koruyabilmiş, Üsküdar`a(http://www.degisti.com/index.php/archives/1085) bağlı bir semttir.Çengelköy’e ilk olarak birinci koy anlamına gelen”Protos Diskos” daha sonra da “Ta metanias “(Tövbekarlar) adı verilmiştir. Bizans döneminde,İmparator Justinien`in karisi Sophia için yaptirdigi saraydan dolayı “Sophianae”  olarak adlandırılan semt,Osmanlı döneminde gemi çapaları burada yapıldığı için Çengelköy olarak adlandırılmıştır.

11.yüzyılın başlarından itibaren Çengelköy,üst seviye din adamı anlamına gelen“Singelos” kelimesinden türeyen “Singelköy” ismiyle anılmaya başlanmıştır. Çengelköy’ün Osmanlı egemenliğine girmesinden sonra Mısır’dan bölgeye göç ederek yerleştirilen Pekmani Aşireti,semtin tarihinde önemli bir yere sahiptir. 17.yüzyılda Üsküdar ile birlikte boğazın önemli yerleşimlerden biri olan Çengelköy,Lale devrinde büyük bir gelişme göstermiş;Osmanlı ermenileri bu asırdan itibaren Çengelköy’e yerleşmeye başlamıştır. Gene aynı yüzyılda semtin isminin,köyde bulunan çengeller ve çengel ustaları sebebinden değil; köye yerleşerek camii yaptıran “Çengeloğlu Tahir Paşa”dan ileri geldiği söylenmektedir.

17. ve 18.yüzyıllarda Osmanlı Padişahları için Çengelköy,en gözde sayfiye ve av yerlerinden biri olmuştur.Avlanmak dışında padişahlar özellikle Çengelköy ile birlikte anılan meyveler için de buralara gelirlermiş. Bu dönemde Osmanlı sultanlarının Çengelköy’de,özel bahçeler, havuzlar ve meyvalıklar yaptırdıkları kaynaklarda sık sık geçmektedir.

19. yüzyılın başlarında,Çengelköy’de Ermeni ailelerinin sayısı hızla azalmaya başlamış;buna karşın  Türk-Osmanlı nüfusunda kayda değer bir artış olmuştur. Kapu Çuhadarı Ömer Ağa, Sadrazam Yusuf Paşazade Mahmud Bey, Sabık Mimar Tahir Ağa, Sadrazam Yusuf Ziya Paşa, Sadrazam Laz Ahmet Paşa aileleri Çengelköy’e yerleşmeye başlamıştır.

28 Ağustos 1832`de Çengelköy`de çıkan büyük bir yangın bölgede büyük zararlara yol açmıştır.19.yy`ın ikinci yarısında Çengelköy,iyice gelişmeye ve değişmeye başlamış;vapur seferleri sayesinde insanlar Pazar kayıklarını daha az kullanmaya başlamışlardır. Semt bu dönemde üç kısma ayrılmıştır; Asıl Çengelköy, Yukarı mahalle ve Setüstü mahallesi. Balıkçılık gelişmiş, sebze- meyve üretimi artmıştır,ki Çengelköy’ün özellikle  salatalığı başta olmak üzere kiraz ve ayvası günümüzde bile meşhurdur.

Her dönem İstanbullular için önemli bir semt olan Çengelköy,bugün de,bahçesinde asırlık çınar ağacı bulunan “Çınaraltı”yla, yeşiliyle, muhtaşem boğaz manzarasıyla, tarihi yalılarıyla,İstanbul`un en şirin semtlerinden biridir.

2 Mayıs 2012’de çektiğimiz Çengelköy fotoğrafları

 

Değerli üyemiz Sayın Reşit ÇENGELOĞLU’NUN aile arşivinden bizlerle  paylaştığı bazı fotoğraflar:

Çengelköy’ü islah eden ve yerleşime adını veren ÇENGELOĞLU Tahir Paşa’nın Beşiktaş Deniz Müzesi’ndeki büstü

 Çengeloğlu Tahir Paşa’nın Beşiktaş Deniz Müzesi’ndeki yağlıboya tablosu

Çengeloğlu Tahir Paşa’nın büyük oğlu Osman Asım Paşa

 Çengeloğlu Tahir Paşa’nın büyük oğlu Osman Asım Paşa’nın eşi Kırım Hanlığı prensesi Ayşe Şerife ve kızları Naciye Hanım, Tahir Paşa Konağı’nda

ÇENGELKÖY TAHİR PAŞA KONAĞI

 

 

 

Paylaşmak ister misiniz ?

Etiketler:

Geri Izleme..

(22) YORUM

  • Reşit Çengeloğlu
    04 Ocak 2012 at 12:02 |

    Ata topraklarımız hakkında gerçek ile pek örtüşmeyen, 1946 Tapu Kadastro çalışmaları ile eş anlamlı üzerine şal örtülmek istenen bilgi beraberi yanlış anlatılmış. Üzülerek müşahade etmekteyim bu yanlışa Site yönetimi de bimeyerek dahildir.

    Güzel bir paragraf başlangıcı maalesef hakikata aykırı güncel tarih anlayışımızın ürünü tamlama ile son bulmuş ;

    “Gene aynı yüzyılda semtin isminin, köyde bulunan çengeller, çengel ustaları sebebinden değil; köye yerleşerek camii yaptıran “Çengeloğlu Tahir Paşa” dan ileri geldiği söylenmektedir.”

    Doğru olanı kısaca Aile arşivimizden sizlere anlatayım ;

    Cezayir Garp Ocağında yetişen Paşa Dedemiz iyi bir eğitim almış olmasının yanı sıra, çok iyi derecede birden fazla lisanı da konuşması sebebi ile Merkeze alınmıştır. Kısa sürede Mir-ala, Kaptan Paşa ve Serasker olmuştur Rodos ve Girit adlarında genel vali ve sonrasında İstanbul Tophane Müşirliği, Aydın ve İzmir eyalet valiliklerinde bulunduktan sonra Donanmadan sorumlu Kaptan-ı Derya yapılarak 2.ci Vezirlik makamımına kadar yükselmiştir.

    1800’lü yılların hemen başında sadarat makamı tarafından kendisine ve silahtarlığına günümüz Beylerbeyi ile Beykoz arasındaki Anadolu yakasının sahil şeridindeki mıntıka vakf edilerek verilmiştir. (Dönemin Askeri Paşalarına gösterdikleri başarı ile orantılı mal ve arazi vakf edilir, İdari Paşalarına ise uluf adı altında maaş ödenir)

    Çengeloğlu lakapını Paşa Dedemiz gençlik yıllarında emrinde çalıştığı, eğitim aldığı Kaptan Paşa olan Çengeloğlu Halil Kaptan’ın kızı ile evlenmesi sonucu ve Çengeloğlu Halil Kaptan’ın vefatı üzerine ismi yadigarını sürdürmek üzere devam ile üzerine almıştır.

    Yöreye yaklaşık 800 Silahtarı ve Komuta kademesi ile beraber yerleşmiş, avlak ve bostan halindeki yöreyi islah ederek kendisine ve mahiyetine yurt eylemiştir. Bektaşidir, Bektaşi geleneğinin Donanma içerisindeki önemli figürlerinden ve ileri gelenlerinden birisi olması, silahtarlarına ve komutasındaki mahiyetine babalığı ile ün salmasından yörede kısa zamanda sevilmesi sonrası yöre Çengeloğlu’na menkuf Çengelköy olarak adlandırılmıştır.

    Her kaynağın yanlış değindiği gibi yörede Camii yaptırmamıştır, doğrusu Medrese vazifeside gören irice Mescid olacaktır çünkü kendisi Bektaşidir. Semtin muhtelif yerlerinde birçok çeşmesi vardır, günümüzde sadece iki çeşme ve merkez iskele caddesi üzerinde Tahir Paşa Konağı ayakta kalmıştır.

    1851 senesinde Saray Bosna eyaletimizde Eyalet Valisi olduğu sırada ölümü üzerine Sadarat makamı tarafından Asitaneye geri getirilerek Eyüp ilçemizde, Sultan Mehmed Reşad Türbesi haziresindeki ebedi mekanına defin edilmiştir.

    Sadaratın 600 yıllık tarihi boyunca naaşı vatan topraklarına geri getirilen 10 kadar makam sahibi Sadarat Vezirlerinden birisi olması gurur kaynağımızdır.

    I.ci Abdülmecid döneminde Girit adasındaki isyanın bastırılması şerefine adına atfen Selimi adındaki bir aşık’ın derpiş eylediği kıtayı paylaşmak isterim ;

    Girit üstüne yolladım Tahir Paşayı
    Ona teslim ettim hep Donanmayı ve Kapudanlıgı
    Sadakatla eyler cenk-ü ve gazayı
    O dur bu asr-ı deryayı sahib-i zamanı Çengeloğlu

    Düzeltme hakkı adına…
    Sevgilerimle,
    Reşit Çengeloğlu

  • Admin
    04 Ocak 2012 at 12:24 |

    Değerli paylaşımlarınız için çok teşekkürler Reşit Bey. Sizin de dediğiniz gibi bilmeden okuyucularımıza yanlış bir bilgi aktarmış olduk. Maalesef kullandığımız kaynaklar nedeniyle bu yanlışa ortak olduk.

    Bu kadar doğru ve değerli bilgilere dikkat çekmek adına, izniniz olmadan yazınızdaki belli cümleleri koyulaştırarak vurguladık. Anlayışınıza ve yardımlarınıza minnettarız. Saygılarımızla…

    • Reşit Çengeloğlu
      05 Şubat 2012 at 18:21 |

      Sevgili Admin,

      CNNTURK ekranlarında 17:50 itibarı ile Sultan Ahmet meydanında yaşanan bir skandal haberi tesadüfen seyrettim. Koruma Kurulu bünyesindeki bir tarihi binayı tahta perde arkasında sözüm ona güçlendirilecektir çalışması esnasında yerle bir ediyorlar. Keza kimse olayın farkına varmadan temele kadar iniyorlar, temel maalesef Bizans Sarayının kalıntılarını ihtiva etmektedir, Arkeoloji Müzesinin gerekli yerlere müracaat etmesine rağmen kimse müdahale etmeyince 30 gün gibi bir süre içerisinde 5 katlı bir Ootel işletmesinin kaba inşaatını ayağa kaldırıyorlar.

      Bu olayı sizlerle paylaşmak istememin sebebi ;

      Yukarıdaki Çengelköy’müze ilişkin tarihi bilgileri sizlerle paylaşma esnasında “Geride sadece Tahir Paşa Konağı kalmıştır” demekteyim.

      Sizin bu güzel portalınızın fotograf paylaşabilinecek ileti adresiniz tarafımca bilinmediği için zamanında size bu Konağın günümüz itibarı ile ayakta kalan resimlerini iletemedim.

      Sizlerden önemle ricamdır :

      Aile yadigarımız olan bu yarı Kagir, yarı ahşap konağın günümüzdeki sahipleri (Bizler tarafından nasıl sahip olunduğu, el değiştirdiği bir sırdır, bilinmemektedir) ufak/ufak binanın şeklini değiştirmeye başladı, oldu bitti sonucu konak yerle bir olmadan dıştan çekilmiş 4 adet resmini ve içerisinden 6 ve 7 kuşak öncesi Büyük Ninemiz ile Büyük Halamızın resimlendiği odalarından 2 sinin resimlerini uygun görürseniz paylaşmak isterim.

      Lütfen tarih adına, bu resimleri bu ortamda paylaşmama müsade ediniz ki;

      200 sene evvel inşaa edilmiş bir Konak yerle bir olmasın yakın zaman içerisinde…

      Sevgi ve Saygılarımla,
      Reşit Çengeloğlu

      • Admin
        05 Şubat 2012 at 19:15 |

        Sayın Reşit Çengeloğlu,

        Ziyaretçilerimiz, İLETİŞİM başlığı altındaki e-posta adreslerinden bize ulaşabilirler. Sizin vesilenizle, adreslerimizi bir kere de buradan paylaşalım.

        filiz@degisti.com

        cigdem@degisti.com

        Aile arşivinize ait böyle değerli fotoğrafları bizimle ve okuyucularımızla paylaşmak istediğiniz için asıl biz size çok teşekkür ederiz. Belirttiğimiz adreslere fotoğrafları yollarsanız, memnuniyetle Çengelköy başlığı altında yayımlarız.

        Sevgilerimizle ve saygılarımızla…

        Filiz-N.Çiğdem Gündüz

  • Salih Ilgaz
    07 Şubat 2012 at 13:17 |

    Sayın Filiz-N.ÇiğdemGündüz; Sizlere ve bu siteyi haberdar eden kardeşim Hakan Akgül’e vede aydınlatıcı bilgilerinden,uslubundan imrenerek faydalandığım,Reşit Çengeloğlu beyefendiye teşekkürlerimi sunuyorum.Sultan Ahmet teki hadise benimde içimi acıttı haberi izlediğimde.Ne şanssızız ki her dönem olduğu gibi iktidar yakınlar Allahtan korkmadan-kuldan utanmadan futursuzca kamu haklarına tecavüze devam ediyorlar göz göre göre.Bakayım ne var yok derken fark edemedim işigücü unuttum kaldım sitenin içinde.Doğma-büyüme,halende Mecidiyeköylüyüm,hasbel kader semtimle ilgili hatıralarımı paylaşırım inşaallah nasip olursa kısa ürede.İyiki varsınız,”aydınlatan” aydınların tümüne şükran ve saygılarımla.Salih Ilgaz

    Admin: Aramıza katıldığınız için teşekkür ederiz Salih Bey. Zamanla, anılarınızı buradan bizlerle paylaşırsanız; biz de memnuniyetle okuruz. Saygılarımızla…

  • Necmi DABAN
    09 Şubat 2012 at 22:06 |

    Sayın
    Yönetici,

    Çengelköy’le özdeşleşen KULELİ ASKERİ LİSESİ tanıtımda olmaması bana göre büyük eksiklik,

    Yaptığınız çalışma için teşekkürler,

    Bundan sonraki çalışmalarınızda başarılar dilerim.

    Admin: Sayın Necmi Daban, KULELİ ASKERİ LİSESİ gibi önemli bir yapı elbette sitemizde yer alıyor. Fakat bu kategoride değil. Kuleli Askeri Lisesi henüz sadece fotoğraflarla, İstanbul’daki Bazı Tarihi Eserlerin Dünü Ve Bugünü kategorimizde yer almaktadır. En yakın zamanda bilgilendirici yazısını da ekleyeceğiz. Saygılarımızla…

  • Funda camelmas
    10 Nisan 2012 at 08:20 |

    Sayin Resit Bey
    Oncelikle bu ozel bilgileri paylastiginiz icin tesekkurler . Yillardir konagin oninden gecerken hep acaba neden bu sekilde ve nicin bukadar ilgisiz ve resmen zamana ve tum doga sartlarina inatla ayakta duruyor ? Acaba kimin kime yillarca ev sahipligi yapmis hikayesi nedir diye dusunurdum ! Meger cengelkoye birzamanlar hayat veren alieye aitmis !
    Peki hala ailenizemi ait ve nicin yasatilmiyor ? Boyle ozel bir bina icin halsizlkk bence …..!
    Saygilarimla

  • Reşit Çengeloğlu
    11 Nisan 2012 at 13:27 |

    Sayın Funda Camelmas,

    Alakadar sorgulamanız adına öncelikle teşekkür ederim. Uzun soluklu bir Hukuk mücadelesinin içindeyiz, bu sebeple yapı hakkında özelden çok genele şamil bilgi vereyim izninizle.

    Malum Osmanlı döneminde bu tür binaların inşası veya edinimi pek para etmeyen varidatlar içerisinde sayılan menkullerdir. Değerli hal alması bulunduğu nokta ve malın sahibinin tarihsel özelliğindendir.

    Yapıldığı yıl elimizdeki bilgilere göre 1790 ile 1805 arasıdır. Kurucu Babamız İmparatorluğun muhtelif eyalet ve coğrafyalarında vazife ifa ettiğinden olsa gerek, bir noktada fazla zaman geçirememektedir.

    Mesela ilk gençlik yılları Karadeniz Trabzon Eyaletinde sonrasında, Cezayir, İstanbul, Çanakkale, Mudanya, Balıkesir, Rodos, Girit, İzmir, Aydın, tekrar İstanbul,Trablusgarp, Edirne, İstanbul Merkez, Sinop ve ölümüne kadar İmparatorluğun uç beyliği konumunda olan Saray Bosna Eyaleti Valiliği 1851.

    Elimizdeki bir takım bilgilerden 80 ila 85 yaş civarında vefat ettiğini veri kabul ederek, yaklaşık 65 ila 70 yıl arası İmparatorluğa hizmeti söz konusudur. Bu hizmet esnasında ise tarafına vakıf edilmiş veya kendisi tarafından yaptırılmış onlarca mülk arasındakilerden sadece biridir bahse konu Konak.

    Ailenin elinden nasıl çıktığına dair elimizde bilgi maalesef yoktur. Konak çevresini dolaşırsanız eğer, Ana cadde üzerindeki benzin istasyonu dahil, adanın tamamının konak ile ilişkili olduğunu ve sonradan yapıldığını, ada ortasının kısmi ağaçlık ve otopark olarak kullanıldığını görebilirsiniz.

    Ana cadde üzerindeki Benzin istasyonu 10 sene önce el değiştirmiş. İstasyonun sahibi 3 sene önce Konağı satın almış halen giriş katını ofis olarak kullanmaktadır.

    Koruma kurullarının gözetimi altında olduğunu, Belediyenin himayesi altında olduğunu, ayrıca Türkiye Anıt, Çevre, Turizm Koruma Vakfı envanterinde yer aldığını ve vakıf adına söz sahibi olduklarını söyleyebilirim.

    Bu cihetle Konak üzerinde izinsiz çivi bile çakılamaz, yıkılsa veya yangın sonucu yansa, eski rölevesine uygun günümüzdeki sahibi veya Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından aslına uygun tekrar inşa ettirileceğini bilmek şimdilik teselli kaynağımızdır.

    Ailemizin yaptırımı söz konusu olmamakla beraber, takip hakkımız ve nasıl el değiştirdiğine dair işlemlerimiz sürmektedir.

    Konak ile aktarabileceğim genel bilgi budur.

    Yaşadığı İli, ilçeyi, semti dolayısı ile tarihini bilmeyen büyük bir vurdumduymaz kitle söz konusudur. Sizin gibi merak edenler, sorgulayanlar, Filiz ve Çiğdem Hanımefendiler gibi tutkulu şehir aşıklarının dışında tarafımı çok rahatsız eden bir diğer konu ise, yörede mukim insanlarımızın kullandıkları gündelik Türkçemiz içerisinde Çengelköy adı yerine tanım ve betimlemelerinde Çengel adını zikretmeleri beni ziyadesi ile üzmektedir. Mesela ;

    Nerdesin gibi soru cümlesine verilen cevap : Çengeldeyim, Nerden geliyorsun ? Çengelden, Nereye gidiyorsun ? Çengele… Bu ve benzerleri beni, ailemi, gerçek Çengelköy ilçesi aşıklarını üzmekte ve irrite etmektedir.

    Anakent Belediyesi olsun, Üsküdar Belediyesi, İlçe Kaymakamlığı, Valilik özellikle Şehir hatları işletmeleri ile özelleştirilen İDO işletmesi hatırata sahip çıkmamakta mesela Boğaz sahili boyunca uzanan vapur iskelelerinden sadece birisi olan (yukarıdaki resimlerde de görülen) Çengelköy İskelesine Atamızın isminin verilmemesi (Kaptan-ı Derya Çengeloğlu Tahir Mehmed Paşa) bir diğer üzüntümüzdür.

    Örnekleri yoktur bu sebeple verilmemektedir sakın denilmesin, hemen Beşiktaş iskelesini, Bakırköy İskelesini, Avcılar iskelesini sayabilirim. Üstelik bu iskelelere bu değerli Kaptan Paşalarımızın isimlerinin verilmesi çok yakışmaktadır.

    Çengelköy iskelesi ise ilçeyi adı ile eşdeğer andığımız Paşa dedemizden areste tutulması çok manidar ve anlam ifade etmektedir. Keza İlçede tarafından yaptırılan tarihi çeşmelerin bakımsızlığı, tarih anlayışımız ve geçmişimize saygının tezahürünü yansıtmaktadır.

    Platformun sahipleri Filiz ve Çiğdem Hanımlar ve sayelerinde geçmişimizi yad eden sizler, anıları canlanan eski İstanbul ve Asitane mensupları ilgi ve alakalarınız eksik kalmasın bu güzel Kent üzerinden.

    Sevgi ve Saygılarımla,
    Reşit Çengeloğlu

    • aydın özkan
      16 Mart 2015 at 18:33 |

      merhabalar tahir paşa ile ilgili araştırmamla ilgili görüşmek isterim yardımlarınızı arz ederim

      • Admin
        16 Mart 2015 at 23:06 |

        Sayın Aydın Özkan,

        Konuyla ilgili olarak Sayın Reşit Çengeloğlu ile iletişime geçtik. Bilgilerinize…

        Saygılarımızla;

        Filiz Gündüz- N.Çiğdem Gündüz

  • Admin
    05 Mayıs 2012 at 13:47 |

    Çengelköy, Cihangir, Beylerbeyi, Arnavutköy,Bebek ve Taksim fotoğraflarımız güncellenmiştir.

    Herkese iyi haftasonları dileriz.

    • Reşit Çengeloğlu
      06 Mayıs 2012 at 12:31 |

      Sevgili Adminlerimiz,

      Sağolunuz, anılarımızı taze tutmak, günceli resimlemek ve anında nakletmek güzel ötesi, sevimli. Ancak Çengelköy İskelesi yerine yanında Kaptan-ı Derya Çengeloğlu Tahir Mehmed Paşa diye yazılmış olmasını, yolcu salonu içerisine bir portresinin replikasını, iskele üzerine büstünü,(Büst denize dönük, yani ait oldukları yere dönük halde) keza iskele girişine bir büstünü dikmek veya koymak daha güzel olmazmı ?

      Düşüncenizi olumlu, olumsuz belirtirseniz sevinirim.

      Sevgi ve Saygılarımla,
      Reşit Çengeloğlu

  • Admin
    06 Mayıs 2012 at 17:40 |

    Sayın Reşit Çengeloğlu,

    Bizce de Çengelköy’ü kuran ve isim babası olan Kaptan_ı Derya büyük dedeniz Çengeloğlu Tahir Mehmet Paşa’nın ismi, iskeleye verilmeliydi.

    Yetkililerin ise bu konuda ne kadar duyarlı olabileceği, İstanbul deniz ulaşımında Çengelköy’e verdikleri önemden zaten bellidir. Eskisini bilemeyiz ama günümüzde bu iskeleye sadece sabah ve akşam, semtte ikamet eden çalışan kesim düşünülerek, bir iki sefer düzenlenmektedir. Asıl önemli olan ise bir semte ve o semtin değerlerine öncelikle orada yaşayanların sahip çıkmasıdır…

    Sevgilerimizle ve saygılarımızla…

    Filiz-N.Çiğdem Gündüz

  • serdar
    06 Mart 2013 at 14:40 |

    Reşit bey, Çengeloğlu Tahir Paşanın Trabzon lu olduğu biliniyor.Kökenini araştırdınızmı ?

  • Reşit Çengeloğlu
    23 Haziran 2013 at 11:29 |

    Serdar Bey,
    Giresun Çengelköy Nahiyesinden çıkmadır, benim elimdeki bilgi bu yöndedir. Osmanlı döneminde Trabzon adı Eyaletin adıdır.. Saygılar,

  • nazmi
    10 Ocak 2014 at 07:37 |

    Resit bey bizde Giresun luyuz ve Cengeloglu olarak aniliyoruz.Giresun un birkac bolgesinde akrabalarimizin oldugunu ve dedelerimizin Istanbul dan goc ettigini biliyoruz.Sizinle bir baglantimiz olmasi mumkun mu?

  • Reşit Çengeloğlu
    08 Şubat 2014 at 15:08 |

    Nazmi Bey,
    Bir bağlantı olması elimdeki kayıtlara göre pek mümkün görünmüyor. Tahir Paşa önce ünvan, sonra lakabı olan “Çengeloğlu” nu eşinin Babası olan Çengeloğlu Halil Kaptan dan dolayı almış bizler ise Cumhuriyet döneminde soyadı kanunu beraberi ünvanı ve lakabı SOY adımız olarak devam ettirmişizdir. Tahir Paşa’nın eşi Ninemizin akrabaları da doğal olarak aynı SOY adını kullanmaktadırlar ve günümüzde İstanbul Beykoz ilçemizde mukimdirler. İhtimaldir belki siz ve Aileniz bahse konu o kolumuzun aile üyelerisinizdir. Yakın zaman içerisinde elimize Tahir Paşa kaynaklı bütün sülalenin bireylerini gösterecek Osmanlı Şerie kayıtları geçecektir bu kayıtlar içerisinde bizlerin bilmediği, aşina olmadığımız bir isim ile karşılaşırsam mutlaka size bu adres üzerinden bilgi vermeyi borç bilirim. Alakanız için teşekkürlerimi sunarım, saygılar…,

    • ali
      26 Ağustos 2015 at 17:21 |

      ecdadımı sorgulamak için araştırmalar yaptım. hiç bir bilgiye rastlamadım . enson yaşlı bir amcadan senin büyük deden yavuz un kaptanı cengeloğlu mustafa dedi ben de size ulaştım kayıtlarınızda böyle bir şey mevcutmu dedemde bizim soyumuz vezirdi demişdi küçük iken desteklerbuldum 1917 vefatlı en eski mezarımızda hoca zade aliefendioğlu yazıyor yardımcı olursanız sevinirim..

  • UĞUR
    04 Ağustos 2015 at 14:27 |

    Merhaba Reşit Bey
    Öncelikle tarihe ve ecdadımıza doğru bilgiler aktardığınız için minnet ve şükranlarımı sunarım…
    Bende kendi çapımda tarih ve ecdadımı araştırmak istiyorum.Giresunluyum.acaba bahsettiğiniz osmanlı şerie kayıtları elinize ulaştımı acaba eğer ulaştı ise sizden istiramım mail olarak benle paylaşırsanız çok sevinirim
    Saygılarımla…

  • Alp TARI
    26 Ağustos 2015 at 20:44 |

    Ilkokulun 1.sinifini Sehzadebasi’nda okuduktan sonra 1955 yaz basinda Cengelkoy sirtlarinda o zamanlar Yenimahalle denen semte tasindik.Giris kati dahil 3 katli ahsap evin sahibesi hic evlenmemis yasli Madam Marika idi.Ust katina tasindigimiz bu evin girisinde ana-kiz terzi Rum hanimlar otururdu.Madam Marika’nin dairesi birinci kattaydi.Karsimizdaki 2 katli kargir binanin sahibi Mosyo Meno esi Madam Zoica benim yaslarimda kizlari Sula ve Vasiliki ile otururdu.Babam o yillar Galata’da Ziraat bankasinin arkasinda yeralti camisi’nin bitisiginde sabahci kahvesi isletirdi.Mosyo Meno’da Karakoy’deki Mabel cikolata imalathanesinde calisirdi.Yeni komsularimizla hemen kaynasmisdik.Babalarimiz calisirken bizler annelerimizle Cengelkoy sahillerinde denize girerdik.Boyle guzel bir yazin sonunda Genc Turkiye Cumhuriyeti’nin kara sayfasi olacak olayi yasadik.Kibris Rumlari Ingiliz isgaline karsi Yunanistan’a baglanmak icin sokak gosterilerine basladiklarinda ada Osmanli idaresinden cikip Ingiltere’nin somurgesi oldugunda bircogu Turkiye’ye goctugu icin azinliga dusmus Kibris Turkleri yok sayilmakdaydi.1950den beri iktidarda bulunan Celal BAYAR Adnan MENDERES’in DP si Yunanistan’a ve Kibrisli Rumlara goz dagi vermek Turkiye’yi harekete gecirmek icin Selanik’de ogrenim goren bir Turk ogrenci araciligiyla kucuk capta bir patlayiciyi Ataturk’un evine koydurur ve bunu Yunanlilarin yaptigini gazetelerde radyolarda ilan eder halki yollara doker.Tasradan kamyonlarla getirdigi cahil saldirgan insanlarin 6-7 Eylul gecesi bilhassa Istanbul gibi buyuk sehirlerde musluman olmayan Turk vatandaslarinin is yerlerine evlerine mabetlerine saldirtir.Iste bu korkunc gecede Cengelkoy’un serserileride sehir merkezindeki saldirganlar gibi yollara dokulurler.O yillar Bogaz kopruleri olmadigi ve Hukumet kiskirttigi isin buyudugunu gorup vapur seferlerini durdurdugundan ne babam nede Mosyo Meno Anadolu yakasina gecememis evlerine donememislerdi.Serseriler Yenimahalle’ye yaklastiklarinda Madam Zoica iki kiziyla bize siginmislardi.Evsahibemiz Madam Marika ve giris katindaki ana-kiz terziler isiklarini sondurmuslerdi.Saldirganlar bizim evin onune gelip bagirip cagirdiklarinda nur icinde yatsin anacigim cesaretle pencereye cikip ne soylediyse serserileri saldiriya ugramadan uzaklastirmisdi. 7 Eylul sabahi biz cocuklar salditriya ugramis evlerin kosklerin onlerinde o zaman ne olduklarini bilmedigimiz mermi kovanlari bulmusduk
    .Benim cocuklugumda Istanbul eski ve yeni sahipleriyle Turkuyle, Rumuyla, Ermenisiyle ve Yahudisiyle bir mozayikdi..
    Bu olaydan sonra o mozayik dagildi..

    Sevgi ve selamlar

    Alp TARI

  • UĞUR
    17 Haziran 2016 at 16:38 |

    merhabalar

    BAYAĞI ZAMAN OLMUŞ NEDEN KİMSE YAZMIYOR.REŞİT BEY E BİR SUALİM OLMUŞTU.

  • Ozlem Ozkan
    04 Aralık 2016 at 23:13 |

    Alp Bey sizden bir ricam olacak.. Eskibir cengelkoylu nun torunuyum.. Anneannem ve dedem dogma büyüme Cengelkoylu.. Hayrullah Bey yalısı, Cinaralti birtakım tanıdıklarına bahsedilirdi. Ancak aile kutugu Havuzbasi Zurnaci Kayasi olarak gecmektedir. Bu konuda hatirladiginiz bir bilgi mevcut mu? Ismail Hakki ( kukuli hakki) dedem kendisi teknesiyle halden sebze ve meyve nakliyesi yapıyormuş.. Şayet tanıyorsunuz sizinle bu konu hakkında oturup sohbet etmek isterim. Tesekkurler.

YORUMLARINIZ

Kategoriler

Son Yorumlar

  • özlem: ANCAK ÇEVRE BERBAT GÖRÜNÜYOR.
  • Nesrin Cengiz: Bende doğma büyüme Mecidiyeköylüyüm 1955 doğumlu, o güzel günleri yaşamış olmanın mutluluğu içindeyim,...
  • Süleyman Altınok: Saçmalamayın mimar Sinanın kabri kendisine benzer bir heykeli yapılabilmesi için Mustafa Kemal...
  • ayhan: evet şair nedim caddesi 28 numara 2.kat yaklaşık 10 yıl oturduk ilkokul ve orta okulu beşiktaşta okudum şimdi...
  • Belma Muratoğlu: Kadıköy iskelesi binasının denize bakan yönünde bir saat vardı. Şimdi ise sülüs tarzı Arap...

Ülkelere Göre Siteye Erişim

Flag Counter

altbolum

© Copyright www.degisti.com Bu sitede yayınlanan resimler,yazılar ve diğer dökümanlar sadece bilgilendirme amacı ile yayınlanmaktadır. Site sahibi ve site yazarları, bu sitede yayınlanan herhangi bir içerikten dolayı ortaya çıkabilecek zararlardan sorumlu tutulamaz.Bu sitede kullanılmış olan Marka, Teknoloji ve Ürün adlarının tüm hakları ticari sahiplerine aittir.Bu sitede yayınlanan tüm yazılar/makaleler,videolar ve bilgiler yayınlandığı gibidir. Yazılardaki/makalelerdeki bu bilgilerin zaman içerisinde değişebileceğini, güncelliğini kaybedebileceğini UNUTMAYINIZ.Sitemizde yayinlanan yazıların tüm haklari sahiplerine aittir. Kısmen veya tamamen kopyalayıp kullanan kişiler hakkında cezai ve hukuki işlem yapılacaktır.Bu siteye girmiş herkes bu uyarıyı okumuş ve burada yazan şartları kabul etmiş sayılır. Page Rank