Levent

Yazar Admin / 01 Ekim 2011. Kategori GENEL OLARAK İSTANBUL'UN DEĞİŞEN YÜZÜ

Levent, İstabul’un Beşiktaş ilçesine bağlı bir semttir. Batıda Büyükdere Caddesi, doğuda Etiler ve Akatlar,  güneyde Levazım Mahallesi, kuzeyde ise Maslak semtleriyle çevrilidir.

Levent semtinin ilk kullanımı Sultan I.Abdülhamit dönemine rastlar. 1780’li yıllarda padişah, bugünkü Büyükdere Caddesi’nin doğusunda bulunan bölgeyi Kaptan_ı Derya Cezayirli Hasan Paşa’ya vermiş,o zamanki deniz askerleri Levent adıyla anıldığı için Cezayirli Hasan Paşa’nın bu toprakları “Levent Çiftliği” adıyla anılmaya başlanmıştır.

I.Abdülhamit’den sonra tahta geçen III.Selim, Nizam_ı Cedid ordusunun ilk kışlasını Levent Çiftliği’nde kurmuştur. Bu tarihten sonra da bölge Levent Çiftliği ya da Levent Kışlası olarak bilinmiştir. Kışla bugünkü Ortaköy(http://www.degisti.com/index.php/archives/16181) ile Baltalimanı arasındaki sırtlardaydı.  1790’lı yıllarda yaklaşık 4000 kişilik bir askeri birliğin barındığı bu çiftlikte, Avrupa starndartlarında tüfekler ve kasaturalar imal ediliyor, ok atılıyor, ata biniliyor, müzik dinleniyor ve pehlivan güreştiriliyordu. Zamanla Levent Çiftliği’nin askeri fonksiyonu kaybolmuş ve bu geniş arazi, yakınındaki Zincirlikuyu ve Balmumcu çiftlikleri gibi ziraat amaçlı kullanılmaya başlanmıştır.

Cumhuriyetin ilanından sonra Levent Çiftliği, İstanbul Belediyesi’nin mülküne geçmiştir. II.Dünya Savaşı sonrasında görülen konut sıkıntısı üzerine, birçok şehirde olduğu gibi İstanbul’da da toplu konut projelerine başlanmıştır; bu proje kapsamında 1947’de Levent Çiftliği üzerinde Emlak Kredi Bankası’nın toplu konutları inşaa edilmiştir. 1950 yılında tamamlanan ilk kısım evler, Levent‘in çekirdeğini oluşturmuş, bundan sonra yapılan 3 kısım konut 2. Levent, 3. Levent ve 4. Levent adlarıyla anılmağa başlanmıştır. Semtin daha sonra kuzeyde genişleyen kısmına ise Yeni Levent adı verilmiştir. 1960 yılında bitirilen bu projeden sonra Levent semtinde birçok konut projeleri ve siteler inşaa edilmiş ve bölge hızla gelişmeye başlamıştır.

eski_Levent

Levent 1960’lar, hele de 1970’lerden sonra, çevresini kuşatan yüksek beton binalar arasında sıkışmış bir görünüme bürünmeye başlamıştır. Aynı dönemlerde çevrenin nüfusu hızla artmış, dört bir yanında kurulan gecekondu veya lüks site mahalleleriyle bütün Levent bölgesi kentle birleştiği gibi, Levent trafik açısından da İstanbul’un en yoğun bölgelerinden biri haline gelmiştir. 1980 sonrasında Levent Mahallesi, 1. Levent’den başlayarak konut bölgesi olma niteliğini de kaybetmeye başlamış, küçük villa tipi evlerin üstüne izinli bir kat ve kaçak katlar yapılarak, eski konutlar küçük şirketlerin idare merkezlerine, lokanta, kebapçı, diskotek, gece kulübü veya otomobil galerisine, ticarethane ve butiklere dönüşmüş; Levent, konut ağırlıklı olmaktan uzaklaşarak, ticaret ve eğlence ağırlıklı olmaya başlamıştır.

1. Levent çarşısı, önlerinde kemerli yollar bulunan iki sıralı dükkanlarla eski görünümünü korumakla birlikte, semtin orta sınıf memur, aydın semtinden, orta-üst ve yüksek gelir gruplarının oturduğu bir semte dönüşmesi sırasında, bu dükkanlar da nitelik değiştirmiştir. Kentin iş bölgesinin bu civara kaymasından sonra orta ve küçük şirketlerin 1. Levent’e yerleşmelerine karşılık, büyük holdingler 2., 3. ve 4. Levent’in Büyükdere Caddesi’ne bakan kesimlerini tercih etmişler ve gökdelenlerini buraya inşaa etmişlerdir. Yapı Kredi Plaza, Sabancı Center,  İş Bankası’nın ikiz kuleleri, Avrupa’nın en yüksek binası olan Saphire, Kanyon, Metrocity, The İstanbul Edition vb. bu bölgede yükselmektedir.

Semtin güneydoğusunda, Nisbetiye Caddesi ile Ebulula Caddesi’nin kesiştiği köşede Otelcilik Yüksekokulu, hemen arkasında Polis Koleji, biraz kuzeyde Şişli Terakki Lisesi, Levent Camii’nin de üzerinde bulunduğu, 1. Levent’le 2. Levent’in sınırı olan Levent Caddesi üstünde Türk Spor Yazarları Derneği’nin tesisleri ve yüzme havuzu, aynı sırada İstanbul’un önemli özel hayvan hastanelerinden Animalia, 4. Levent’te 1970’lere kadar sinema salonu olarak kullanılan Levent Kulübü ve kulübün tenis kortları semtin ilk akla gelen tesisleridir.

Levent_eski

 Kuruluş yıllarından başlayarak pek çok yazar, sanatçı, bilim adamı Levent’de oturmuş veya Levent’den yetişmiştir. Çalıkuşu Sokağı’nda evi olan romancı Reşat Nuri Güntekin Levent’in ilk sakinlerindendi. Yine aynı sokakta gazeteci Rakım Çalapala ve pek çok okul kitabında imzası olan öğretmen Nimet Çalapala, Türkolog Profesör Ahmet Caferoğlu, yazar Şükûfe Nihal Başar, siyaset adamı General Sadık Aldoğan, bir sokak ötede Sülün Sokağı’nda müzikçi Doktor Bülent Tarcan, kardeşi piyanist Haluk Tarcan ve gerek o dönemin, gerekse günümüzün pek çok ünlü kişisi, yazarı, aydını, sanatçısı Levent’de otururlardı. 1950’lerde yazar Aziz Nesin, Levent çarşısının ilk kitapçı kırtasiyecisini açmıştı. Günümüzde, ilk sakinlerinin %90’ı bulan bir oranı Levent’den taşınmış ve evler çoğunlukla ticari bürolara, dükkanlara ve eğlence yerlerine vb. dönüştürülmek üzere el değiştirmiştir.

Levent, bugün aynı zamanda İstanbul trafiğinin kilit noktalarından biridir de. Boğaziçi Köprüsü(http://www.degisti.com/index.php/archives/4219) /FSM Köprüsü(http://www.degisti.com/index.php/archives/2768) ile çevre ve bağlantı yolları arasında kalan semt, ayrıca şehrin sur içinde kalan yerleşim sahasını Ayazağa ve Büyükdereye bağlayacak olan metro hattının üzerinde bulunmaktadır.

4.levent_emlak_bankasi_binasi_eski_

Aşağıdaki fotoğraf Sayın Yılmaz Sökücü’ye aittir.

Levent İlkokulu 5-B sınıfı öğrencileri, öğretmenleri Cemaliye Akçığ ile birlikte

 15 Aralık 1958 Pazartesi

Aşağıdaki 3 fotoğraf Sayın Süheyl Açıkel’e aittir.

eski_Zincirlikuyu1

Suheyl_Acikelin_kendi-_yaptigi_araba_Levent

 

 Yusuf İster – Yılmaz Sökücü 2013

yusufister_yilmazsokucu_2013

Linkler:

cagdasleventdernegi.org

www.besiktastayim.net

Paylaşmak ister misiniz ?

Etiketler:

Geri Izleme..

(55) YORUM

  • Erdal Türker
    01 Kasım 2011 at 10:30 |

    Merhabalar,
    Ben 1947 İstanbul (Rami) doğumluyum.PTT müdürü olan rahmetli babamın Mustafa Türker 1950 yılında hizmete açılan Levent Postanesine atanması ile ailecek Levent’e gelmiştik. Özetle ben Levent’i kuruluşundan itibaren yaşayan nadir insanlardan birisiyim. Levent’in geçmişi hakkında verilen bilgilerin çoğunu bilmiyordum.
    Emeği geçen herkese şükranlarımı sunarım.
    Selam ve sevgilerimle,
    Erdal Türker

    • Yılmaz Sökücü
      09 Eylül 2012 at 14:56 |

      Merhaba, Sevgili Erdal Türker Bey, ben Yılmaz Sökücü.
      Levent İlkokulu’nda, 1956 yılında sizinle 3. sınıfta iken birlikte idik. Bu vesileyle Değerli Öğretmenimiz Nimet Çalapala’yı rahmetle anıyorum. Hatırlarsanız sizinle 18- 19 yıl önce Gemlik’te işyerinizde güzel bir tesadüf eseri karşılaşmıştık. Sevgili Babanız Mustafa Türker Amcamızı rahmetle anıyorum.
      Ayrıca okulumuza ait bir fotoğrafı sitede görebilirsiniz.
      Görüşmek ümidiyle,
      Saygı ve sevgilerimle,
      Yılmaz Sökücü
      Not: Yazışmaları kızım Çiğdem Sökücü size iletmektedir.

    • tevfik yücek
      28 Ekim 2013 at 14:40 |

      selamlar erdal bey. ben çok eski leventli sayılmam. 1970 yılında levente geldim. siz ve.saygıdeğer ablanız sevim hanım ile beraber çalışma şansım oldu. seneler sonra isminizi görünce yazmak itedim. size, ablanız sevim hanıma ve saygıdeğer eşinize selamlarımı sunarım. sonsuz saygılar. Tevfik YÜCEK.

  • Süheyl Açıkel
    03 Kasım 2011 at 16:01 |

    Merhaba,
    Ben de 2 yaşındayken Kadıköy Altıyol’dan 1950 yılında Zincirlikuyu’daki yeni kooperatif evimize taşınanlardanım. Çocukluğum ve ilk gençliğim hep Zincirlikuyu-Levent civarında geçti, 1959 yılında Levent İlkokulu’ndan mezun oldum.(O zamanlar İlköğretim Okulu deyimi çıkmamaıştı). Levent’in yukarıdaki fotoğraftaki ilk yıllarını gayet iyi hatırlıyorum. Zira hergün okul gidişi , dönüşü yürüyerek o sokaklardan geçerdik.
    Sanırım 1.Levent 1952 yılında tam olarak iskan edilmeye başlandı. Zira
    o yıla kadar Belediye otobüsleri Gayrettepe’ye, tramvaylar da Şişli
    Deposuna kadar çalışırdı. Zincirlikuyu’ya 45 dakikada bir geçen Taksim-
    Sarıyer otobüsleri ile gider gelirdik. Babamlar işe gidebilmek için
    Gayrettepe’ye yürürlerdi. Ben hatırlıyabildiğime göre Levent otobüsleri bir hayli geç işletmeye alınmış olmalılar. 1954 yılında
    Levent İlkokulu’na başladım. Bizden büyük bir sınıf vardı.Okulumuz zaten 6 odalı bir Levent eviydi. Bir odası müdür ve öğretmenler, geri
    kalan beş odası 2’li tedrisat yapılan sınıf odalarıydı.
    Çocukluğumuz mahallemizi çeviren sahipsiz elma,dut,kiraz ağaçlarının tepesinde çoğu zaman olgunlaşmaya vakit bulamayan meyvaları, ailelerimizin tüm baskısına rağmen, yiğerek geçti.Zincirlikuyu zaten Padişah kardeşlerinden İzzet Efendi’nin köşkünün bağ ve bahçelerinin bulunduğu yerdi.Köşk bugün İ.T.O.Meslek Okulunun bahçesinde. Okul çıkışlarında Levent’in bitişiğindeki Squipp ilaç fabrikasının futbol sahasında kaçak olarak maç yapmaya doyamazdık.
    Bunları eski Leventliler’e biraz nostalji yaşatmak için yazıyorum. Bu güzel siteyi akıl edip kuranları kutlarım. Bu vesileyle de bir zamanlar
    aynı mahallede top koşturduğumuz Erdal Türker kardeşimin de sesini duymuş oldum.
    Sevgiyle kalınız.

    • Admin
      03 Kasım 2011 at 18:00 |

      Merhaba

      Öncelikle sitemizle ilgili güzel sözleriniz için teşekkür ederiz. Ben 1971 İstanbul doğumluyum. Uzun yıllardır Beşiktaş’da ikamet etsem de, Levent’in hayatımda önemli bir yeri oldu her zaman. 1976-1981 arasında Etiler’de oturdum. Behçet Kemal Çağlar İlkokulu’nda okula başladım.

      Sokağımızın başında ufak bir bakkal vardı yanında da kasap, ki hala açık bu kasapla bakkal… Yiyecek alışverişlerimiz için sık sık Levent Migros’a giderdik. Daha yakında büyük bir market yoktu.

      Toplu taşıma araçları çok ender geçerdi Etiler’den. Çoğu kez, bugünkü Turizm Okulu’nun arkasından, bahçeli evlerin arasından geçerek Levent’e yürürdük. Levent çarşıdaki bugün bile varolan pastaneden anneme şekerler aldırdığımı hatırlarım; dün gibi…

      Oturduğumuz sokakta yer aldığı için Etiler Polis Koleji’nin de anılarımda yeri büyüktür. O zamanlar bugünkü kadar büyük bir alanı kaplamıyordu okul. Sadece bugünkü ana binası vardı. Arkasında da çevrili bomboş bir arazi.

      Etilerden 4. Levent’e taşındık. Orada da Sabancı’nın ikiz kulelerinin yapılışını adım adım izledim, ki bir zamanlar uçurtma uçurulan bir çayırlıktı orası…4.Levent Sabancı’nın ikiz kulelerinden sonra gökdelenlerle doldu ve bambaşka bir kimliğe büründü zaten. Yeri gelmişken demeden geçemeyeceğim, bu binalar içinde bana göre en göze hoş gelmeyeni Sapphire.

      3.Levent’i ve Yeni Levent’i de çok iyi bilirim. Bu kadar Levent yaşamımdan sonra diyebilirim ki, yıllar içinde dokusu en az değişen Levent, Yeni Levent’tir. Belki de bunun nedeni burada büyük bir alanı kaplayan askeriye. Çocukluğumdaki ve gençliğimdeki bahçeli binalar hala mevcut bu semtte.

      Levent deyince soğuğunu, kışını da unutamam. Hele de 1986-1987 kışını…

      Yorumlarınızı okuyunca, benim de Levent’le ilgili anılarımı yazmak geldi içimden.

      Ben kısaca Levent’i dünüyle de bugünüyle de çok sevdiğimi söyleyebilirim. Saygılarımla…

      Filiz Gündüz

      • Süheyl Açıkel
        04 Kasım 2011 at 15:13 |

        Filiz Hn’ın yorumunu okuyunca ne kadar eskidiğimizi anladım.
        Biz ilkokul yıllarındayken Etiler Mahallesi evleri de muhtemelen yeni yapılmıştı.Son sınıftayken Etiler’in içinden öğretmenimiz başta, sıra halinde geçip,Etiler Çamlık’ta piknik yapmıştık. Ağaçların arasından Boğaz hayal meyal görünürdü. Bir defasında yalnızken işi azıtıp, Çamlıktan aşağıya koca koca taşları yuvarlayınca bizim okula öğrencileri şikayet etmek için gelmişler.

        Levent Çarşısı, halen de öyle, sütunlu kaldırımlarıyla, bir kovboy kasabasını andırırdı. Okul çıkışı favorilerimiz arasında bu çarşı üzerindeki kitapçı (o haftaki Pekos Bill, Tom Miks ve Teksas dergileri için) ve hemen yanındaki pastaneydi. Pastanenin favori tatları; piramit
        pasta, supangle ve kasato denen çikolatalı bir dondurma çeşidi idi.
        En baştaki kasabın oğlu İbrahim sınıf arkadaşımızdı. Kasabın karşısında bir Eczane ve bir manifatura dükkanı vardı. Yapı ve
        Kredi ,Emlak, T.Ticaret Bankası gibi bankalar bu Çarşıda bulunurdu.Otobüs durağının arkasına sonradan manav Cemil geldi ve evimizin mutfağını 1970’li yıllara kadar Cemil’in bahçesinin sebzeleri süsledi.Bunun bitişiğindeki su kulesi ve altıda açılan yazlık bahçe sineması Levent’in ilkleriydi.Sonradan kulenin daha büyüğü ve yükseği yağılmıştı.
        O tarihlerde trafik gençlerin bisiklet kullanmasına müsaitti.Bu kadar da egzost gazı altında kalınmazdı. Ortam müsait olunca yaşımız ilerledikçe biz bisiklet turlarını büyüttük.Artık Zincirlikuyu,Levent bize dar geliyordu.Hedeflerimiz içine Kilyos kumsalları, Boğaz kıyıları (tabii ailelerden gizli) girmişti. Özellikle Büyükdere Hacıosman yokuşu çıkışları bizi çok zorlardı, tuğla taşıyan yavaş kamyonlara tutunarak çıkabilmek önceliğimizdi.
        Anlıyacağınız büyümekte olan İstanbul’un sunduğu güzelliklerin tadını doya doya çıkarmasını bilirdik. Yazın Büyükdere Beyazpark Plajı veya Tarabya Plajı veya özellikle tam gün Kilyos Plajı İstanbul’da denize girdiğimiz mekanlardı.
        Sevgiyle kalınız.

        • Süheyl Açıkel
          06 Kasım 2011 at 21:18 |

          Levent hikayesinin tam olması için 4.Levent Sineması’ndan söz etmeden olmaz.
          60’lı yıllarda Beyoğlu/Harbiye sinemalarında kaçırdığınız filmleri ertesi
          hafta 4.Levent Sineması’nda görebilirdiniz.Sinema sempatik hafif meyilli salonu, arkada alçak bir setten oluşan balkonu, dipte birkaç masalı büfeli fuayesi ile bir zaman cumartesi akşamları ailece müdavimi olduğumuz bir sinema olmuştu. 70’li yılların değişiminde bina Hür Holding’in bilgi işlem merkezi oldu ve tarihte hoş bir seda olarak
          yerini aldı.
          Sevgilerimle.

      • Nesrin Takil
        15 Ocak 2012 at 00:26 |

        1986 kisini ben de cok iyi hatirliyorum, o zamanlar Levent Caminin dibinde oturuyordum. Evimizin onune park ettigimiz arabalar karlar altinda kaybolmustu, kopekler ustlerinden yuruyup geciyordu. Evlerin damlari ve teraslari uzerindeki karlar o kadar yuksekti ki, cokmeleri korkusundan kar kureyicileri olarak calisan bazi genclerden hergun kuremeleri icin anlasmistik. Levent carsisina bile yuruyerek gitmek cok zordu. istanbul’un her semtinden o karlari kalkmis olsa bile, bizim ara sokaklarda taslasip kaldilar ve ancak ilkbaharda yok oldular.

        • erdoğan
          18 Ocak 2012 at 14:27 |

          nesrin hanım;
          1986 kışını ben de ulus yolundaki evimde yaşadım. çevrede oturan yabancı uyruklular “dostlar sitesi” önüne yaptığımız kardan adamın önünde resim çektiriyordu. aynen arka bahçedeki otoparkta bulunan arabaların üzerinde ayak izleri:-) görmüştüm. bir de,jeep’in arkasına iple asılan tam takım kayakçıyı hiç unutmam… ne güzel günlerdi işe öğlen gider l5oo te işden ayrılırdık. okullar tatil.. yani herkes mutlu… idi.

      • ahmet komurcuoglu
        15 Şubat 2013 at 15:30 |

        Kasap’ın oğlu Orhandan çok dayak yedik.Şaşıydı ama kuvvetliydi.Kasabın veresiye borcunu ödemenler veya geciktirenler, ondan kurtulamazdı. Şimdi yerinde pastane var. Ama mülkiyeti yine onlara ait. Kendisi sağ. 50 sene sonra yine kovaladı beni, borcumuzu ödemedik, diye??

  • melih
    08 Aralık 2011 at 12:01 |

    levent villaların iş yerine dönüştürülerek her tarafın otomobil parkı olmasına trafigin arap saçına dönmesine katkısı olan tüm geçmiş belediye başkanlarını devamlı anıyorum.

    • Nesrin Takil
      15 Ocak 2012 at 00:30 |

      Ben de nedense kaldirimlarimizdan rahatsiz olup, her sene onlarin yeniden sokturulup yapilmasina neden olan yetkilileri aniyorum…..Ozellikle. levent’ in kaldirimlari cok gozlerine baltiyordu!

  • Nesrin Takil
    14 Ocak 2012 at 23:12 |

    bende 60li, 70li yillarda sirasiyla 1.Levent ve Yenilevent’te annem-babam ve kardeslerimle oturdum. Migros’un onunde bulunan otobus duragindan 50a otobusu ile Tunel’ e okula giderdim. Daha sonralari Yenilevent’e tasininca, 1.levent’ten simdiki taksi duraklarinin oradaki otobus duragindan aktarma yapardik.

    yenlievent’te genclik klubu vardi, oradaki gencler icin yapilmis oldukca genis bir mekandi. Arkadaslarim orada toplanip, sohpet eder (tv’nin cok yetersiz oldugu zamanlar), birbirileri ile guzel bir ortamda tanisir, flort eder (o zamanlar “cikmak” denirdi). Babam bizi cok siki tuttugundan, klube aksamustu gitmem hos karsilanmazdi, ama annem arka cikarsa, bazi onemli toplantilar icin kacardim.

    Zeki Muren 4.Levent’te oturdugu icin, bazen gencler evinin karsisindaki duvara oturur ve cikmasini beklerdik . 4. Levent sinemasi olaganustu bir yedi, ailelerle kokteyl partisine gidilir gibi gidilirdi. Kediler de girerdi salona, cekirdek sesleri arasinda keyifle kocaman bir aile toplantisi gibi izlenirdi filim. Bu arada unutmadan, 1.Levent’te oturuken,o zamanlarda simdiki Edition otelinin yerinde acik hava sinemasi vadi ve tum Leventlilerin cok severek gittigi bir sosyallesme alani idi, ama 4.Levent sinemasi daha sofistike bir yerdi.

    Simdiki Spor Yazarlari derneginin yerinde upuzun dutluklar vardi. Esasen o arsa Leventlilere verilmis pazar veya park alani imis, ama nasil olduysa, sonra o devasa tesis yapildi ve tum komsularin keyfi kacti. Aksamlari ve bilhassa hafta sonlarinda gurultulu davetler verilir ve muzigin volumu dayanilmaz olurdu. Evlendikten sonra da Levent Cami’nin dibine tasindim ve esim bir aksam Spor Yazarlari gurultusunu protesto etmek icin arabanin kornasini durmadan (baska komsularla birlikte) calarak patlatti.

  • Ferhat Ünsalan
    20 Ocak 2012 at 23:20 |

    Ben de Levent’in eskilerinden sayılırım.İlk yorumu yazan Erdal TÜRKER kardeşimle beraber Levent İlkokulunda beş sene aynı sınıfda okuduk.(İlkokuldan mezun olduğumuz 1958’den sonra ilk defa Erdal kardeşimin ismine rastlıyorum).Öğretmenimiz , öğrencisi olmakla her zaman övünç duyduğum kıymetli insan rahmetli Nimet ÇALAPALA idi.İstanbulun yakın tarıhindeki en şiddetli 1954 kışını (Boğaz’a buzlar gelmiş ilkokul coğrafya kitaplarına konu olmuştu) Levent’te yaşamıştık.Üç sene Sülün Sokakda sonra da Çarşı’la Yapı ve Kredi Bankasının üzerınde oturmuştuk.1954 kışında karların en yoğun yağdığı gecenin sabahında kapıyı açtığımda karşılaştığım kar duvarını şark hizmetini yaptığım Ardahan’da bile görmedim
    Sühely arkadışımız bahsettiği manav Cemil dükkanını açmadan önce iki tarafında küfeler asılı atla sokak aralarında sebze satardı.
    Çarşı’da Tahmis Bakkaliyesi Rıza efendiden küçük kardeşime (Levent’de doğduğu için ismi de Levent’dir)toprak kapta mayalanmış ,muhtemelen ev yapımı , günlük mis gibi yoğurt alırdım.O zamanlar Migroslar mobildi.Belli sokaklardaki satış yapacağı yerde kamyonlar gelmeden sıraya girilir beklenirdi.Bir süre sonra özel kornasını çalarak gelir,alt üst sürgülü kapaklarını açar ve satışa başlardı.Oradan alışveriş etmek bizim çocuk aklımızla bir ayrıcalıktı sanki.
    O yıllarda 3.kısım yeni yapılıyordu.Sonradan yapılan 4.Levent taraflarında perili köşk denen eski bir yapı vardı.Oraya giden ağabeylerimizin anlattıklarını büyük bir heyecan ve imrenmeyle dinlerdik.
    İlk okulu 1958 yılında bitirdikten sonra Levent’de orta okul olmadığı için Şişli Ortakokuluna gitmiştim.O sene nazari olarak otobüs kullanmasını da öğrenmiştim….(Levent Osmanbey arasını günde iki defa belediye otobüsünde şoförün yanında,onun hareketlerini takip ederek giderseniz debiryajın , viteslerin yerlerini falan öğrenirsiniz siz de normal olarak…)
    1960 yılında Çiftehavuzlar’a taşındık.
    Çocukluğumun geçtiği Levent’i ve özellikle sevgili öğretmenim rahmetli Nimet ÇALAPALAYI hiç unutmadığım gibi her zaman da övünç kaynağım olmuştur.
    Datça’dan bütün Levent’lilere ve Levent’i sevenlere selamlar

    • ahmet komurcuoglu
      15 Şubat 2013 at 15:41 |

      O perili köşk, haylaz arkadaşların bir çete kurarak( yedi Bela), amerikalıların müzik setlerini çalıp sakladıkları bir mekandı.

  • Admin
    09 Eylül 2012 at 01:18 |

    Ziyaretçilerimizden Sayın Yılmaz Sökücü’ye ait olan Levent İlkokulu 5-B sınıfı 1959 mezunları fotoğrafı, isteği üzerine sitemize eklenmiştir.

    Değerli paylaşımından dolayı kendisine teşekkür ederiz.

    Saygılarımızla…

    Filiz-N.Çiğdem Gündüz

    • YUSUF İSTER
      03 Temmuz 2013 at 22:14 |

      sayın yılmaz sökücü gönderdiği levent ilkokulu 5-b 1958-1959 mezunlarına ait fotoğrafta ben kendimi görünce o çocukluk yıllarıma döndüm nasıl heyecanlandığımı anlatamam bazı arkadaşlarımı vefat ettiğini öğrenince doğal olarak üzüldüm benim bildiğim inci erkanlı arkadaşımızı biliyordum toplu resimde ben yerde oturanlardan altıncı kişi sınıftaki resimde ise en arka sırada soldan üçüncü elindeki kitabı kaldırmışım arkadaşlarım ile yazışmak tanışmak çocukluk anılarımızı anmak anımsamak dileğim bizlere bu iletilerle yardımcı olduğunuz için çok teşekkür ediyorum ben 1985 senesinden bu yana çorluda ikamet etmekteyim mail adreslerim yusufister@gmail.com , yusufister@mynet.com , yusufister@hotmail.com sevgi ve saygılarımla.

  • Suheyl Acikel
    12 Eylül 2012 at 09:31 |

    Sevgili Yılmaz Kardesime tesekkurler, Levent İlkokulu 1959 5B sınıfı resmimizi gondermis.
    Ayaktakiler soldan 2. bendeniz 229 Suheyl Acıkel.
    Okulun 2.yılında girenleriz.Comelmisler sırası sol bastaki 16 Ender Bedisel bu yıl Nisan ayında maalesef ebediyyen aramızdan ayrıldı. Onun yanındaki ressam Cumhur Ozer bana bir telefon mesafede.
    Bu duyarlılıgı icin admin Filiz Hanıma sonsuz tesekkurler.

  • Yılmaz Sökücü
    12 Eylül 2012 at 23:13 |

    Sevgili Süheyl Bey kardeşim merhaba.
    Yıllar sonra sizden haber almak beni çok duygulandırdı ve mutlu etti. Umarım fotoğraftaki diğer arkadaşlarımızın da iyi haberlerini alabiliriz.
    Sevgili Ender kardeşimizin vefatına ise üzüldüm; Allah rahmet eylesin.
    Sizlere sağlık ve esenlik dolu nice seneler diliyorum. Sevgili Cumhur Bey’e selam, sevgilerimi iletebilirseniz memnun olurum.
    Bu vesileyle Sayın Filiz Gündüz ve Sayın Çiğdem Gündüz’e çok teşekkür ederim.
    Tekrar görüşebilmek ümidiyle,

  • Suheyl Acıkel
    13 Eylül 2012 at 00:15 |

    Sevgili Yılmaz.
    Asagida sınıfı sayıyorum. Hatamı ve eksiklerimi lutfen duzeltir misin?

    Tepedeki sıra, soldan saga:
    Reha/Haris/Erol/? /

    Ayaktakiler:
    Mehmet/Suheyl/Muammer/Tanju Ergin/Zeybek/Serefnur/Cemaliye Ogretmen/ ? /Cetin/Altan/
    Perviz/ ? /

    Oturanlar:
    Nevzat/Mediha/Meliha/ ? / ? /Kadriye/Merih/İnci Erkanlı/İnci/Mihman/Nilufer/ ? / Mine/Pakize/Gulten

    Bagdas kuranlar:
    Ender/Cumhur/ ? /Alper/Yılmaz/Enis Sakızlı/Cemalettin/Hilmi

    Sellamlarımla,
    Suheyl Acıkel

  • Yılmaz Sökücü
    13 Eylül 2012 at 23:44 |

    Sevgili Süheyl merhaba,
    Yazılarını okudukça sevinç duyuyorum. Sınıf arkadaşlarımızı sen, benden daha iyi hatırlıyorsun. En üst sıradaki arkadaşlarımızın isimleri aynı senin belirttiğin gibi. Ayaktakilerden hemen senin yanındaki arkadaşımız Mehmet’in soyadını Conker olarak hatırlıyorum. Bağdaş kuranlardan 7. arkadaşımız Enis’tir. Bildiğim kadarıyla Altan, sen, Enis, Ender çok iyi futbol oynardınız. Mediha ve Meliha 2 kızkardeştiler, ama isimlerini hatırlayamamıştım. Oturanlardan 5. arkadaşımız Kadriye idi. İnci Erkanlı’yı hatırlıyorum. Babası Sayın Orhan Erkanlı’dır. Senin hatırlayamadığın arkadaşlarımızın isimlerini ben de hatırlayamadım. Ön sırada, en sağdaki arkadaşımız da kurşunkalemini daima cebinde taşırdı. Alperler’in evi Nispetiye Caddesi’ndeydi. Nispetiye Caddesi ve Sülün Sokak’ta saatlerce misket oynardık. Tanju, Çetin, Nilüfer, Cumhur ve Hilmi hatırladığım diğer arkadaşlarımızdır. Sanırım fotoğraf çekildiğimiz gün okulda olmayan arkadaşlarımız da vardı.
    Not: İletileri size kızım Çiğdem Sökücü göndermektedir.
    Selam ve sevgilerimle,
    Yılmaz Sökücü

  • Süheyl Açıkel
    14 Eylül 2012 at 16:37 |

    Sevgili Yılmaz,

    Bir anda heyecan kattın…Tabii Mehmet Conker,iyi hatırladın.
    Oturanlardan 5.Kadriye,doğru, ben ‘/’ fazladan koymuşum.
    Bağdaş kuranlardan sondan 2.Aslan (Arslan olmadığını iyi hatırlıyorum!),Cemalettin diye
    başka birisine benzetmişim, sonradan hatırladım. Ayaktakiler sırasının en sonundaki esmer boylu arkadaşımızın adı ‘-eddin’ ekiyle biterdi gibi geliyor bana . Güney illerden bir taraflardandı.Ama emin değilim.
    2010 yılı Nisan ayında B.Ada’da bir lokantada Merih ile tesadüfen yan masalara düştük. Çok tipik yüzünden zaten kapıdan girer girmez tanıdım,ama yine de temkinle kendimi tanıttım. O da eşi ve arkadaşlarıyla gelmiş, fazla konuşamadık ama 50 yıl sonrasına randevulaştık.-)))

    Bu resimde sınıfımız kızlarından Nur(Fersan)Akın yok. Tesadüfe bak ki Nur sonradan benim Lise sınıf arkadaşım Günkut Akın’la evlenmiş, şimdilerde Mimar Sinan Üniversitesi’nin Mimarlık Tarihi profösörlerinden Prof Nur Akın. Kendisi Zincirlikuyu’da Ender Bedisel’in karşı koşusuydu ve bestekar Refik Fersan’ın torunuydu.Rahmetli arasıra gelirdi.

    Siteyi özel görüşme kanalına çevirdik, herkesten özür diler, herkese iyi günler dilerim.

    Süheyl Açıkel

    Admin: Sayın Süheyl Açıkel, Sayın Yılmaz Sökücü’nün yolladığı fotoğrafı siteye eklerken, böyle bir ortam oluşacağını tahmin ediyorduk. Bizim açımızdan hiçbir problem yok, içiniz rahat olsun.

    • ahmet komurcuoglu
      15 Şubat 2013 at 15:49 |

      Ülfet Çağları hatırlayan var mı? Biraz şişmanca. Nedense hep ona takılırlardı…”Ülfet Çağlar, durmadan ağlar” Babası türkücü Mustafa Çağlar…

  • Yılmaz Sökücü
    16 Eylül 2012 at 23:03 |

    Sevgili Süheyl,

    Fotoğraftaki 41 öğrenciyi tam olarak görebiliyor musun?
    Ayrıca okul arkadaşlarımız olan Umur Apaydın, Pınar, Ahmet, Ahmet Gümüş ve Necati de fotoğrafta yoklar. Pınar, Lale Sokakta; Ahmet ise Sümbül Sokakta otururdu. Ahmet Gümüş ile Necati benimle birlikte Kağıthane-Ortabayır Mahallesi’ndeydiler. Ama hangi sınıfta iken birlikte okuduğumuzu hatırlayamadım. Erdal Türker’le de 3. sınıfta, rahmetli öğretmenimiz Nimet Çalapala’nın sınıfındaydık. Umur Apaydın ile sık sık görüşürdük. Hatta bir kez ablasıyla birlikte bahçemizde dut yemeye davet etmiştim. O da hiç unutmam, eski Tadal Pastanesi’nden çikolata getirmişti bize. Babası Sayın Esat Apaydın, Sümerbank’ın müdürüydü. Sayın Umur Apaydın’ın uzun yıllardır dışişlerinde önemli görevler aldığını duydukça mutlu oluyorum; gurur duyuyorum. 1971 Nisan ayında kendisiyle karşılaşmıştım; kısaca sohbet etmiştik.
    O zaman üniversiteden yeni mezun olmuştu.
    Not: Sayın Filiz Gündüz ve Sayın Çiğdem Gündüz’e yıllar sonra bizleri buluşturdukları için çok teşekkür ediyorum. Saygı ve sevgilerimle…
    Yılmaz Sökücü

    • yusuf ister
      26 Haziran 2013 at 16:21 |

      canım arkadaşım YILMAZ aradan geçen bunca zaman sonra sizlerden bir nefes bir ses çıkması birde resim olması inan şoktayım çok çook sevindım ben kendimi tanıtayım ben yusuf ister yukardaki toplu resimde yerde oturanlardan 6 nci yanı sarışının önünde otura sınıf resimdekinde ise en arkada 3 üncü elindeki kitabı kaldıran kişi benim bizde ortabayırda oturuyorduk sizleri anmak anımsamak çok güzel dünya,ya bedel yazışmak isterim ben şu an çorluda oturuyorum mail adreslerimim hepsi yusufister olarak ( gmail , hotmail , mynet yazarsan çok menun olurum teşekkür eder sevgi ve saygılarımla.

      • Yılmaz Sökücü
        08 Temmuz 2013 at 00:11 |

        Sevgili Arkadaşım YUSUF, uzun yıllar sonra Sevgili Arkadaşımız SÜHEYL’den sonra senden de bir haber almak beni çok mutlu etti. Sana hemen cevap yazamadım kusura bakma. Bana da bunca yıl sonra karşılaşmamız bir rüya gibi geldi doğrusu. Mezuniyet fotoğrafımızda seninle yanyanayız ama ismini hatırlayamadığım için mahcubum. Sınıftaki fotoğrafta ise senden bir önceki sırada elinde kitap olan da benim. Bu fotoğrafı da SÜHEYL arkadaşımız göndermişti, ona minnettarım. Sizlerden haber aldığımda o yıllar hayalimde yeniden canlanıyor. Cemaliye Öğretmenimizin vefat ettiğini duymuştum,ama zamanını hatırlayamıyorum. Tabi ki simalarımız aynı değil, fotoğraflarımız hüzünlendiriyor ama çok şükür sağlıkla bu yıllara geldik. Sevgili YUSUF ben de seninle, Sevgili SÜHEYL ile ve okul arkadaşlarımızla tekrar karşılaşmayı arzu ederim. Ben halen İstanbul’da yaşıyorum. Ama çocukluk mahallemizden ayrılalı çok oldu. İnşallah görüşmek ümidiyle. Ailenize de saygı ve sevgilerimle. Not: Aradan geçen koskoca 55 yılı buraya sığdırmak imkansız. Ailemiz, çalışma hayatı, sosyal yaşantımız vb. Ayrıca mail adreslerinden de yazışırız.

        • yusuf ister
          10 Temmuz 2013 at 01:32 |

          yaradana çok çook şükürler olsun sizlerden cevap beklemek ne kadar zormuş aradan bunca yıl geçti bu yaşlara geldik böyle heyecanlı bekleyiş görmedim bizleri tanıyan tanışmak isteyen her kese sevgiler saygılar çok anlatacak sönen hayaller hatıralar anılar var sevinçliyim çünki sizlerden bir nefes gibi haber aldım çok ama çok teşekkür ederim sevgi ve saygılarımla yusufister@gmail.com

          • süheyl açıkel
            11 Ağustos 2013 at 13:26 |

            Sevgili Yusuf, toplu sınıf fotoğrafındaki resmine bakınca, boyuna rağmen ağırbaşlı,delikanlı tavrınla seni hemen hatırladım. Bundan dolayı da Cemaliye Öğretmenin sana özel bir sevgisi olduğunu hatırlıyorum.
            Önerini destekliyorum, sevgili Yılmaz ve sana uygun olan bir günde , mesela Eylül ayının son haftalarında Levent TADAL Pastanesinde buluşmayı öneriyorum, ne dersiniz? Belki Cumhur’u da ikna ederim.
            Eğer ‘facebook’da yer alıyorsanız, sizleri ‘1950-1980 Yıllar Arası Levent Hatıraları ve Fotoğrafları’Grubuna davet edebilirim…Orada yayınlanan çok anı fotoğrafı var.Benim e-mail adresim suheylacikel@gmail.com
            Site epeydir durağandı, hareket getirdiniz…Sevgiler, Süheyl Açıkel

          • yusuf ister
            12 Ağustos 2013 at 01:15 |

            sevgili süheyl facebookta gurubu bulamadım tabiikide seve seve katılırım vede memnun olurum ayrıca email,ine cevep yanıtladım her şey gönlünüzce olsun gönül dolusu sevgiler.

          • Yılmaz Sökücü
            25 Ağustos 2013 at 12:56 |

            Sevgili Süheyl, buluşma teklifine çok sevindim ve heyecan duydum. Sevgili Yusuf’la beraber, yarım asır sonraki karşılaşmamız son derece duygusal ve heyecan verici olacaktır, eminim. Aramızda Sevgili Cumhur’un da bulunmasından çok sevinç duyarım. Görüşmek temennisiyle. Sevgilerimle. Yılmaz

          • yusuf ister
            25 Ağustos 2013 at 14:15 |

            sevgili yılmaz buluşmayı vede görüşmeyi çok arzu ediyorum süheyl,in planladığı tarihleri kendisine belirttim benim aylar öncesinden randevulaşmış bulunmaktayım buluşma gün ve saatlermizi daha görüşüp bir noktada buluşur karar veririz 55 yıl sonra birbirimizi bulduk diğer arkadaşlarımızıda buluruz inşallah yeterki birbirimizi sevgi saygı çerçevesi içinde sevelim sayalım ben çorlu da ikamet etmekteyim yazışmaların ve görüşmelerin devamı dileğimle sevgi ve saygılarımla yusuf ister.

  • Süheyl Açıkel
    17 Eylül 2012 at 10:12 |

    Sevgili Yılmaz,

    Pınar ve Necati bende hemen çağrışım yaptı. Pınar sınıfın gözde kızlarından olup, Necati de çok sevilen bir arkadaşımızdı. Fakat diğerlerini anımsıyamadım.
    Nimet Çalapala bizden bir önceki yılı okuturdu. O sınıftan Ahmet Çulha Sülün sokakta oturur ve çok hızlı koştuğuyla övünürdü. Ben de Zincirlikuyu’nun en hızlısıydım ve bir keresinde Ahmet annesiyle bize misafir gelince sokaklarda bol bol yarışmıştık. Rahmetli Nimet Öğretmen evi okulun karşısında olduğu için hafta sekiz gün ondokuz ‘- Ahmet evden bardak getir, Ahmet evden iplik getir’ diye boyuna siparişler verirdi.
    Okuldaki en heyecan verici tenefüs oyunları ‘menekşe mendilim düşe, bizden size kim düşe’ oyunuydu.El ele tutuşulan zinciri kırmak için ölesiye koşar,koparmaya çalışırdık. Herkes beğendiginin elini koparmak için asılırdı. Bir de ‘kurtarmaca oyunu’ vardı.Tabii ben koşuda hep iddialı olduğum için hiç yakalanmazdım. Bir kere hile ile yakalandım ve çok bozulmuştum.Halbuki uyanık olanlar kendilerini kızların kucağına atıp sarmaş dolaş yakalanırlardı.-))

    Admin’e üç anı fotoğrafı atacağım. Bunlardan biri bizim evin balkonundan Zincirlikuyu’da kar ve kankam Tanju Ergin’in bana verdiği vesikalık anı fotoğrafı. İkincisi benim ortaokul yıllarında hafta sonu tatillerinde konturplakla ve Jeep direksiyonuyla donattığım tekerlekleri suspansiyonlu sadece yokuş aşağıya giden rulmanlı tahta arabam. Bu arabamın kontrplaklarını en yakın Mecidiyeköy nalburundan alıp tek başıma taşımış, el testeresiyle günlerce kesmiştim.Bunu
    bilgisayar düşkünü, ev kuşu yeni nesillerin görmesi için özellikle gönderiyorum.
    Üçüncü resim ise Cemaliye öğretmenimizle sınıf fotoğrafımız. Bakalım sen de var mısın?

    Erdal Türker sonradan Zincirlikuyu’ya taşındı onunla öyle arkadaş olduk. Kendisi Red Kit hayranıydı ve bana da aynı merakı o aşılamıştır.

    Sevgiyle kal.

    Süheyl Açıkel

  • Yılmaz Sökücü
    13 Ekim 2012 at 15:26 |

    Kıymetli Arkadaşım Süheyl Merhaba,

    Uzun süredir sana cevap yazamadım. Göndermiş olduğun çocukluk fotoğraflarını ve sınıf fotoğrafımızı gördüm ve çok sevindim. Sana cevap yazamadığım için kusura bakma lütfen.
    Fotoğrafta solda pencerenin hemen yanındaki sensin. Arka sıradan bir önceki, elinde kitap olan da benim. Bu fotoğrafımız bende yoktu; çok teşekkür ederim.
    Yapmış olduğun araba gerçekten çok güzel…
    O zamanlar az şeyle mutlu olurduk…
    Kış manzaraları da eski Levent’i hatırlattı bana. Bizim evimiz de Eczacıbaşı İlaç Fabrikası ile Philips Fabrikası’nın arkasındaki küçük bir mahalledeydi. Bahçemizde çeşit çeşit meyvelerin yetiştiği küçük bir evimiz vardı. En yakın okul Levent’te olduğu için 3. sınıftan itibaren Levent İlkokulu’nda öğretime başladım. Aslında Mecidiyeköy doğumluyum. 1. ve 2. sınıfı Mecidiyeköy Merkez İlkokulu’nda okudum. O zamanlar Mecidiyeköy’de dutluklar, hamidiye çeşmeleri; Likör Fabrikası’nın karşısında da yazlık çay bahçeleri vardı. Daha sonra taşındık.
    Biraz Levent’ten bahsetmek istiyorum. Levent’in içinde ikamet etmedik ama çocukluğum ve gençliğim Levent’te geçti. Babam Levent Çarşısı’nın ve 1. Levent’in ilk bekçisi Mehmet Sökücü’dür. Eski esnaflar hepsi babamı tanırlardı. Erdal’ın babası Posta Müdürü Mustafa Amca, babamı tanırdı. Levent Çarşısı’nda bulunan Konyalı Manav, yanında ise Acem bakkal 2 kardeş vardı.- her zaman çok ciddiydiler ve özel bir kıyafetleri olurdu.-Yanında Muhallebici Yaşar Abi vardı ve o zamanlar çok meşhurdu. Boğaz civarından dahi müşterileri olurdu. Dondurması ve sütlü tatlıları çok güzeldi. Daha aşağıda Kasap Ali Amca’yı hatırlıyorum. Oğulları Orhan ve İbrahim ile, kardeşimin sünnet töreni beraber olmuştu. Evleri hemen dükkanın üstündeydi. Tadal Pastanesi’ni sahibi olan Apostol Usta ve ailesi işletirdi. Pastaları çok güzel ve limonatası meşhurdu. Onun yanında elektrikçi Sami Usta’nın dükkanı vardı. 1 yıla yakın yanında çalışmıştım. Bitişiğinde bulunan kitapçı ve gazete bayii olan Enise Hanım’ın yanında da 2- 3 yıl kadar, okulla beraber çalıştım. Daha ilerideki Yapı Kredi Bankası’ndan Doğan Kardeş kitaplarını alırdık.
    Daha anlatacak çok hatıra var ama siteyi çok meşgul ediyorum; hatırıma gelenleri seninle paylaşmak istedim.
    Tekrar görüşmek ümidiyle,
    Ayrıca site sahipleri Sayın Filiz Gündüz ve Sayın Çiğdem Gündüz’e de buradan bir kez daha teşekkür ediyorum.
    Selam ve sevgiyle…
    Yılmaz Sökücü

    • ahmet komurcuoglu
      15 Şubat 2013 at 16:08 |

      Levent’te, bu günkü zıraat bankasının yerinde Eczane vardı. Sahibi hanımın bir ayağı kısaydı. Onu eşitlemek için bir ayakkabısının tabanını yükseltmişti. Çocuk gözümüzle bu bizim için çok dikkat çekici idi. Evlere iğne yapmaya da giderdi.
      Utangaç bir çocuk olduğum için hep yere bakarak yürürdüm. Bir gün bunun çok faydasını gördüm ve kağıt bir iki buçuk lira buldum. Aman allahım, bu, o gün, daha doğrusu bir çocuk için büyük para idi. Bir tavuklu pilav 30 kuruştu. Düşünün artık. Bu para ile ne “pekosbiller aldım, ne çorbalar içtim. Ama bir kaç gün sonra 2,5 lira bitti. Bu parayı bulduğumu duyan arkadaşlar hep birbirine anlattı. Ne şanslı çocuk, diye…

      • yusuf ister
        10 Temmuz 2013 at 18:19 |

        sayın arkadaşım AHMET yukarıda bahsi geçen eczane,nin sahibesi (hanım eczacı kendisinden gıyabında çok özür diliyorun adını maalasef aradan yıllar geçti hatırlıyamadın) birde kuru temizleme dükkanı vardı eczanenin karşısından yokuş aşağı gidenyolun solbaşında köşebaşı altkatta idi bende 4 üncü sınıftan 5 inci sınıfa geçtiğm yaz çırak olarak çalıştım genelde evlere getir götür işlerine bakıyordum bu arada bahşiş aldığım oluyordu bende o tarihte çarşıda bulunan muhallebici de bahşışleri harcardım o günkü çocuk halleri işte levent bambaşa benim için bu yaşa geldim hala vevent,ten geçerken yüreğim bir başka atıyor derinde bir iç çekiştiriyorum ama şimdilerde çok uzaklarda çorluda ikamet etmekteyim ama istanbul,a çok sıklıkla geliyorum levet,i görmeden kokusunu almadan eve dönemiyorum fazla uzattım herkese sevgiler saygılar yusufister@hotmail.com

  • nesrin şenol(bayraktar)
    21 Aralık 2012 at 23:48 |

    Merhaba,
    Sitenizle Yeni Levent İlkokulu arkadaşlarımı bulma umut ve isteğiyle google sitesinden yaptığım araştırma tesadüfüyle karşılaştım.
    Soluksuz yazılarınızı okudum, 1967-1977 yılları Levent’i, çocukluk arkadaşlarım, anılarımın özlemi içimi daha da sardı. Sonsuz Teşekkürler.
    1960 doğumlu yenilevent ilkokulu mezunuyum.Rüyalarımda bile mekan betimlemesi olarak 8.blok Yenilevent adresinde ikamet ettiğimiz ev karşıma çıkar. İstanbul’un ilk gökdelenleri Yenileven’ te boy göstermişti. Kar yağdığında kurtların etrafta dolaştığı söylentisi bile yaygındı. Bu söylenti çocuk olduğum için o zaman için beni çok korkuttuysa da bu gün içimi sızlatıyor. O kadar bakirdi ki etrafımız, arkadaşlarımızla paten kayıp, yerden de kaybolan golf toplarını toplar, Türk filimlerin çekim merkezi,Perili Köşk’e uğrayarak günümüzü tamamlardık. Zeki Müren, Cüneyt Arkın, Orhan Günşıray, Orhan Boran, Altan Poyraz ve daha nice Leventte oturan sanatçıların evlerinin zilini çalıp kaçmalarımız da o günkü oyunlarımızın olmazsa olmazları arasındaydı.Ortaokul sırasına gelince de ilk sosyal platformla karşılaşmamı Yeni Levent Kültür ve Dayanışma Derneği sağladı.Bülent Ortaçgilin 70 lik plağı hala kulaklarımda.Sizlerin belirttiği mekanları aynen bende tüm güzellikleriyle anıyorum. Selam, saygı ve sevgiyle.
    Nesrin Şenol(Bayraktar)

    • ahmet komurcuoglu
      15 Şubat 2013 at 14:08 |

      Levent İlkokulunda “Ülfet Çağlar, durmadan ağlar” tekerlemesini hatırlıyorsanız, mutlaka 1950’li yıllarda o okulda okumuş olmalısınız.

      Not: Resimlerimizi nereye yollayayım?

  • Süheyl Açıkel
    25 Aralık 2012 at 20:49 |

    Nesrin Hanım,
    İltifatlarınıza teşekkür ederim. Yılmaz kardeşim sayesinde çarşı esnafını da öğrenmiş olduk, bravo doğrusu. Ben de çocukluğumuzun Levent’inden
    birkaç şey bahsedeyim. Levent İlkokulu’nun efsane öğretmeni Nimet Çalapala’nın eşi Rakım Çalapala da bir eğitimciydi, ilkokul matematik kitapları yazarıydı. Babamın da lise arkadaşıydı. Ortaokul dilbilgisi kitaplarının yazarı Tahir Nejat Gencan da 3.Levent’de otururdu. Mahalle ve sınıf arkadaşım Ender Bedisel’in eniştesiydi. Çok güleryüzlü bir insandı.Zaman zaman uğrar hatırlarını sorardık.
    Enteresandır,Levent’in ilk yılları olacak herhalde, mahallemizdeki ablalarımız ve ağabeylerimizle Çalıkuşu Sokağın başındaki binaya, sosyal bina olarak kulanılıyor olmalı ki, arasıra film gösterisine giderdik.Hayal meyal hatırlıyorum.
    Levent’in popüler bir karakteri de Sümbül Sokak
    devamındaki dükkanında bisiklet, motorsiklet tamir eden Yılmaz’dı. Yılmaz ağabey ekibiyle Türk filmlerinin değişmez motorsikletli serserilerini oynarlardı. Rol icabı Kuzey Vargın gibi o filimlerin kavgacı jönlerinden bol bol dayak yerlerdi.
    Birara Levent yazlık sineması atak yaptı, film öncesi batı müziği solistleri çıkarmaya başladı ama bu fazla uzun sürmedi. Nedense Gayrettepe,Esentepe,Mecidiyeköy yazlık sinemaları bizlere daha cazip gelirdi…
    İşte dar zamanda oluşturulmuş birkaç anı.
    Sevgiler,

  • ahmet komurcuoglu
    15 Şubat 2013 at 13:26 |

    Ben de 1.Levent’te taşınan ilk ailelerden birinin oğluyum. Gül sokak 12…O zaman her şey çok farklıydı. Keşke bu sayfaya resim göndermek mümkün olabilseydi. Elimdeki dokumanları sizlerle paylaşabilseydim. Cemal tollu’lar, Şükufe Nihaller, Reşat Nuri Güntekinler hep komularımızdı.Şimdiki gibi kimsenin kimseyi tanımadığı bir mahalle değildi. Milli binicimiz Eyüp Öncü de yan sokağımızdaydı. Keşke bütün resim ve anılarımın hepsini buraya aktarabilseydim. Bu imkan verilebilseydi ortaya çıkacak sayfalara nasıl yer bulunabilecekti? Levent, aşklarıyla, komşuluklarıyla, dostluklarıyla döneminin bir romanıydı adeta… O bomboş sokaklar, artık yürünemeyecek kadar kalabalık. Hele yılbaşı kıyafet baloları nasıl unutulabilinir? Dediğim gibi, anılarımız ancak kitap doldurur. Bu sabah beni hayal dünyama gönderdiniz. Zaten bu buruk anılardan başka zevk alacak neyimiz kaldı ki?

    • Süheyl Açıkel
      24 Şubat 2013 at 22:46 |

      Sn Ahmet Kömürcüoğlu,
      Anı ve fotoğraflarınızı paylaşmanıza engel birşey yok.Yeterki tarayıp iletiniz ekinde sevgili adminlerimiz Filiz ve Çiğdem hanımların dikkatine gönderin. Muhakkak çok anınız vardır.

  • Süheyl Açıkel
    24 Şubat 2013 at 22:57 |

    Göndereceğiniz e-mail adresi ana sayfanın ‘iletişim’kısmında belirtilmiş durumdadır.

  • Gülüzar Erdoğan
    09 Mart 2013 at 17:22 |

    4.Levent konaklar mah,Akçam sokakta geçen 1-17 yaş arası gençliğim unutulmaz bir ömür parçamdır.Ailem daha iyi şartlar için 1960 yılında Arnavutköyündeki kira evinden ,apartan görevlisi olarak 4.Levent e taşınmış.Daha yeni yürümeye başladığım dönem.İlkokulu 65-70 arası Levent ilkokulunda okudum.Bölgenin en güzel yıllarını bizler yaşadık.Sere serpe oynadık,mahalle ve komşuluk kavramlarının en güzellerini,aidiyet duygusu ve sahiplenmenin en güçlüsüyle.Şimdilerde Akatlardayım,abim Hüseyin Erdoğan ise metro durağının orda İş bankasının binasında Dişhekimi olarak muayenehanesinde,çocukluğumuzun mahallesinden kopamadık,kopmayı istemedik.Anılar ve fotoğraflara da katkı vermek isterim.Aynı ortamda yaşamış,aynı havayı solumuş herkese sevgiler,bu sayfayı oluştran bizleri buluştranlara ise teşekkürlerr..

  • yusuf ister
    20 Haziran 2013 at 15:02 |

    öncelikle yukardaki resimleri benim ve bizlerin görmesini sağlayan sayın arkadaşıma çok teşekkür ederim bu bağlamda çok sevdiğim cemaliye öğretmenimi görünce kendimi nasıl olduğumu anlatamam eğer sağ ise lütfen adresini bildirin rahmetli olmuş ise yüce allah mekanını cennet eylesin bir de inci arkadaşımızın rahmetli olduğunu öğrenmiştim mekanı cenneti olsun hepinizi sevgi ve saygılarımla anıyorum.

  • ALİ SAİT KUT
    23 Ağustos 2013 at 14:52 |

    Bende günümüzde artık Levent İlkolkulu adıyla anılmayan o güzel eğitim kurumunda 1965-1970 yılları arasında okumak şansını yakalayanlardanım.Zannedersem okulumuzun hemen karşısında bulunan Şehit Kubilay’da artık bu isimle anılmıyor.Sınıfımızda ki isimlerini hatırladığım sevgili arkadaşlarım Tevfik Selimoğlu,Ferdi Leflef,Haluk Arın soyadlarını hatırlayamadıklarım Adalet,Muzaffer,Gülçin,Fikret ( babası askerdi)Öğretmenimiz sayın Nizamettin Nazmi Aydın

  • yusuf ister
    24 Ağustos 2013 at 17:55 |

    sevgili can dostun bizde arıyoruz ama nafile büyüklerimiz sadece isimlerini değiştirmediler neredeyse semtinin ismide değişecek imkan var teknoloji var şimdilerde en küçük öğrenci kardeşlerimizin ellerinde telefon gir oyuna ders hak getire saygı sevgi azaldı bizler oyuna dalıp büyüklerimiz göremeyip bir pot yaramazlık yapacağız biy saygısızlık edebiliriz diye ödümüz kopardı şimdi varmı uyarsanız bile sanane moruk deyip karşı çıkıyorlar otobüste,trende,vapurda küçükler gençler oturuyor yaşlılar hamile bayanlar ayakta duruyorlar sizleri fazla meşgul etmiyeyim sevgi ve saygılarımla

  • yusuf ister
    16 Eylül 2013 at 23:36 |

    sayın filiz hanım siteniz değişti.com sayesinde levent ilkokulu 1958 – 1959 öğretim yılı 5-b sınıfı ve toplu resimleri sayesinde ben yusuf ister , yılmaz sökücü ve süheyl buluştuk yılmaz ve ben görüştük sizlere teşekkürlerimle birlikte beraber çekmiş olduğumuz resmi gönderiyorum sevgi ve saygılarımla yusuf ister.

    • yusuf ister
      17 Eylül 2013 at 10:05 |

      maalesef resimlerimizi gönderecek yeri bulamadım.

      • Admin
        17 Eylül 2013 at 11:46 |

        Sayın Yusuf İster,

        Böyle güzel bir olaya vesile olduğumuz için biz de mutluyuz. Heyecanınızı yürekten paylaşıyoruz… Yolladığınız iki fotoğrafı da aldık. Arzu ederseniz fotoğraflardan birini, siteye Levent başlığı altına ekleyebiliriz. Sevgilerimizle ve saygılarımızla…

        Filiz-N.Çiğdem Gündüz

        • yusuf ister
          17 Eylül 2013 at 14:48 |

          memnuniyetle tabiikide olabilir sevgi ve saygılarımla yusufister.

          • yusuf ister
            17 Eylül 2013 at 21:00 |

            TEŞEKKÜRLER.

          • Yılmaz Sökücü
            18 Eylül 2013 at 22:10 |

            Sayın Filiz Hanım ve Çiğdem Hanım, sizlerin vesilesiyle çocukluk arkadaşım Yusuf’la karşılaşmamız gerçekleşti.Çok teşekkür ederim. Saygılarla. Yılmaz Sökücü

  • Emre Engin
    18 Aralık 2013 at 10:31 |

    Merhaba, ben Yıldız Teknik Üniversitesi mimarlık bölümü öğrencisiyim. Bir dersimin ödevi eski Levent evlerini anlatmak. Fakat bu konu hakkında detaylı bir bilgiye ulaşamadım. Sizler orada yaşayanlar olarak en iyi bilgiyi sizin verebileceğinizi düşündüm. Yardımcı olursanız çok sevinirim.

    Admin: Sayın Emre Engin, söz konusu ödev olduğu için sizin anılara değil bilimsel kaynaklara ihtiyacınız var. Aklımıza ilk gelenler “Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi” ve “Dünden Bugüne Beşiktaş” isimli kaynaklar. Ayrıca cagdasleventdernegi.org sitesini incelemenizde de fayda var. İyi çalışmalar…

  • Ali Sen
    26 Ocak 2014 at 12:48 |

    Eski- Yeni Levent’lilere selam..
    Yugoslavya’dan Turkiye’ye 2-Haziran-1956 ailemle geldik..Pazar gunu.. Levent camii dibinde (Sumbul Sok) akrabamiz rahmetli Raif Mogol ‘ un evine…. Raif agbi ilk Levent’ ‘lilerdendir..
    Sonra Atakoy ,Yurt disi , derken 1988 yilindan itibaren ben ve cocuklarim Leventeyiz… 4 evimiz birinci Levent’de..
    Daha fazla Bodrumdayim..
    Leventliler semptimize sahip ciksinlar istiyorum..Eski guzel Leventi korumaliyiz.. Is yerleri cogaliyor. Ya herkese bir kat daha cikma mimari izni verilsin ya da ayni eski bizim Levent muhafaza edilsin…
    Buyuk mahallemiz sakinlerine mutlu yillar dilerim..
    Ali Sen

  • kadir isik
    31 Mart 2014 at 19:05 |

    suan okadar duyguluyum,ki tarif edemem , bu sayfada,ki tum eski ve yeni dostlar hepinize saygilar sunarim..(biyografim) 1956 sislide dogmusum kaderin cilvesi,annem,le babam 1958 de ayrilinca dedem oyil emekli ikramiyesinle ,levent sulun cad: sulunlu sok: no 8 deki evimizi aliyor. bende yanlarina ,eskiler bilir bahce kapimizda 2 tane gemi capasi evimiz satilana kadar durdu 1981 e kadar.tum carsi bizi tanir bizde hepsinitanirdik.dedem em:kilavuz mehmet kaptan babam ilk levent taksi duragini kuranlardan hasan(nami) jilet hasan.1958 den yerlisi sayiliriz.evimiz motorsikletci rahmetli Yilmaz abinin dukkanindan ic levente giderken soldan 2. yokus 2.evdi. 1961 ilkokula basladim :62de levent ilk okuluyla sehit kubilay okulunun acilisi oldu bende ilkokulu levent ilk:okulunda 1966da bitirdim etiler hasan ali yucel,de orta okula basladim 1968 de levent lisesi acildi oraya aktardilar talebeleri .h.Ali yucel ilk okul olarak kaldi. bende leventin anilari bambaska gunlerce anlatsam hafta,larca yazsam,bitmez? ilk misket oynadigim,ilk bilyali patenim ,ilk bisiklete binmeyi ogrendigim ,komsularin bahcelerinden habersiz toplanan meyvalarin hirsizlik oldugunu ogrendigim,ilk kavga etmeyi yenmeyi, yenilmeyi hazmettigim, ilk karsi cins,den haz duyup asik oldugum,ilk top oynadigim, ilk yazlik sinema kulturum,ilk adalar,dan evvel levent,de atli paytona binmisligim..el opmeyi buyukleri saymayi sevmeyi kucukleri korumayi ve sevmeyi hep levent,de ogrendim,yanliz kalip,da eskileri dusundugumde cocukluk genc,lik anilarimin tum susunun levent,de kaldigini dusunurum, gozlerim yasla dolarak dostlar?levent oyle bir yerlesim yeriydiki,rahmetli cemil manavin arkasin,da su deposunun yaninda top oynardik eve donerken kiz bakkaL aptinin fakrinin ablasi fertek gazozu verirdi para almazdi muhallebici yasar abi melemen yapar yedirir ,para almazdi babandan alirim derdi muhallebici hikmet abi keskul verirdi baban verir derdi,kasap ziya abisi fevzi amca oglu mesut arkadasimdi manav cemil abinin oglu oguz ilk okulu beraber bitirdik . kuyumcu nejat abinin cocuklari kenan/kemal/figen hep beraber buyudu ah ah nerde o eski gunler harcanmis beyhude yillar dotlar,cok duygulandim tarif edemem ne yillarmis kar yagardi aksaray findikza,deden gelen akrabalar 3 hafta bizde kalirdi kardan yollARkapanirdi maslak ayazagaya kurtlar inermis ac kalip babam soylerdi .daha cok icimi dokerdim dostlar ama disari cikmam gerekiyor . bu esnada rahmetli n.calapala ogretmenimide yad ederim bende 3 yillik hakki emegi var cok yaramaz bir cocuktum, saygilar sunarim l.li dostlarim..

  • Oya Gür Aksoy
    04 Haziran 2014 at 12:54 |

    Yukarıdaki yazıları okuyunca ben de eski çocukluk günlerimi hatırladım.Bir kaç satır da ben yazayım istedim.Biz de 1952 yılında Levent Caddesindeki evimize taşınmıştık. İlk okulu Levent İlkokulunda okuduk. Akşam üstleri bisikletlerimizle Güvercin’deki dutluğa gidip dut yememiz, yaz geceleri sokakta saklambaç oynamamız, köşe başındaki kız bakkalda buluşmalarımız en güzel anılarımın arasında. Yan komşumuz Seyfi Arıkan amcayı ve onun siyah Citroen arabasını, sebzecimiz Cemil beyi,kasabımız Ziya beyi unutmamız mümkün değil. Ziya amcayla Işıklar Markette hala görüşürüz. Annem, babam, ağabeyim Mehmet Ali Gür, Gülden’in ağabeyi Bülent Çanakcılı hepsi rahmetli oldular. Bizim sokağın bir ucunda Cümbüşler diğer ucunda Sinoplular vardı. O mahalle arkadaşlıkları hiç bir zaman unutulmuyor. Hala karşılaştığımız zaman sanki dün ayrılmışız gibi konuşup dertleşiriz. Tüm Leventli arkadaşlarıma sağlıklı huzurlu ve mutlu günler diliyorum.

YORUMLARINIZ

Ara

Kategoriler

Son Yorumlar

  • Mehmet Fuat: Evet, Sudi bey haklı. Fenerbahçe Parkı’nın FB Spor Klübü ile alakası yoktur. Bu...
  • Asuman E mrence: Buranin ic dekorasyonu nisbeten bozulmadan kalmasina once hastahane olmasina sonrada Rahmetli Sakip...
  • Alev Tümer: Neco nun dedigi dogrudur.Fenerbahce Yarimadada insa edilen ilk klup olan Istanbul Yelken den sonra...
  • Nadya Abrahamian: Andelıp sokakta Janet Nazar ve oğulları Murat ve Maksut u da hatırlıyor musunuz?
  • M.Ali: Zeynep Hanım Sizinle yaşıtım.Paylaştığınız kısa anınız beni çok duygulandırdı.Ben de sizin gibi...

Ziyaretçi Bilgileri

  • 5371Bu gönderi:
  • 156Bugün okunanlar:
  • 1243Dün okunanlar:
  • 84Bugünkü ziyaretçiler:
  • 622Dünkü ziyaretçiler:
  • 1Şu an sitede olan ziyaretçiler:

Ülkelere Göre Siteye Erişim

Flag Counter
© Copyright www.degisti.com Bu sitede yayınlanan resimler,yazılar ve diğer dökümanlar sadece bilgilendirme amacı ile yayınlanmaktadır. Site sahibi ve site yazarları, bu sitede yayınlanan herhangi bir içerikten dolayı ortaya çıkabilecek zararlardan sorumlu tutulamaz.Bu sitede kullanılmış olan Marka, Teknoloji ve Ürün adlarının tüm hakları ticari sahiplerine aittir.Bu sitede yayınlanan tüm yazılar/makaleler,videolar ve bilgiler yayınlandığı gibidir. Yazılardaki/makalelerdeki bu bilgilerin zaman içerisinde değişebileceğini, güncelliğini kaybedebileceğini UNUTMAYINIZ.Sitemizde yayinlanan yazıların tüm haklari sahiplerine aittir. Kısmen veya tamamen kopyalayıp kullanan kişiler hakkında cezai ve hukuki işlem yapılacaktır.Bu siteye girmiş herkes bu uyarıyı okumuş ve burada yazan şartları kabul etmiş sayılır. Page Rank