Sarıyer

Yazar Admin / 14 Mart 2011. Kategori GENEL OLARAK İSTANBUL'UN DEĞİŞEN YÜZÜ

İstanbul’un ilçelerinden biri olan Sarıyer‘in, güneyinde Beşiktaş(http://www.degisti.com/index.php/archives/2589),kuzeyinde Karadeniz, doğusunda İstanbul Boğaz’ı(http://www.degisti.com/index.php/archives/511),batısında Eyüp(http://www.degisti.com/index.php/archives/16975) yer almaktadır. İstanbul Boğazı’nın Rumeli yakasında yer alan Sarıyer, 151 bin km2’lik alan üzerinde kurulmuştur. Eski dönemlerde Bakırköy’e(http://www.degisti.com/index.php/archives/10865) bağlı olan Sarıyer, 15 Mayıs 1930 tarihinde ilçe olmuştur.

Antik çağda Simas adı verilen yerleşim, Saron ve Skletrinas isimleri ile de anılmıştır. Bizanslar döneminde semte Limas denildiği de olmuş, bu isimlerden sadece Simas Osmanlılar dönemi başlarına kadar kullanılmıştır.

Osmanlı tarihçisi Hammer de “Bu semte, Kuzey Mahallesi yakınındaki dağ boyunca uzanan altın madeni bulunduğundan Sarıyar (Sariyer) adı verilmiştir” diyor. Sarıyer’in ismini, sarı toprağından ve dağlarından çıkarılan altın madeninden aldığı ve bu nedenle de Sarıyer olarak isimlendirildiği bilinmektedir. Bir başka söylenceye göre Fatih Sultan Mehmet dönemi erlerinden “Sarıer Baba” nın ismini alarak “Sarıer” den esinlenilerek Sarıyer denildiğidir. Semtin kuzey tarafındaki dağlardan altın madeni çıkması nedeni ile “Altınyer” denildiği ve bu ismin zamanla Sarıyer’e dönüştüğü de söylenmektedir.  Ayrıca Osmanlılar döneminde Sarıyer mesiresine gelenlerin çok para harcamaları ve “Sarı Lira Yer” ifadesi ile anlatılmasının Sarıyer’e ismini verdiği de söylenir. Bu söylenceye göre “Sarı Lira Yer” ifadesinden “Lira” ifadesi zamanla kalkmış, diğer iki ifade birleşerek semtin ismi “Sarıyer” olmuştur.

sariyer_1860_1890

19. yy.’a ait Bostancıbaşı defterinde semtin adı “Sarıyer”, 1839 tarihli Alex Findlay’ın haritasında da semtin ismi “Sarıyeri” olarak geçmektedir. Bütün bunlardan sonra Sarıyer isminin Simas iken sarı toprağı nedeni ile de önce Sarıyar’a ve daha sonra da Sarıyer’e dönüştüğü anlaşılır.

Kurtuluş Savaşı’ndan sonra merkez Sarıyer’deki nüfus sayısı daha da azalmış, Cumhuriyet’in ilk yıllarında Karadeniz’den özellikle Rize ve Trabzon’dan gelen göçlerle Sarıyer’de Türk nüfusun büyük oranda arttırmıştır. Siyasi nedenlerle 1955’den sonra yurt dışına başlayan Rum ve Ermeni göçü 1960-1980 yılları arasında devam edince Sarıyer’de hemen hemen hiç azınlık nüfus kalmamıştır.

sariyer_karakolhane

Bölge, koruluk ve bahçeleriyle de İstanbul’un en önemli ilçelerinden biridir.  Özel koruluklar daha çok Boğaziçi’nde yabancı ülkelerin elçiliklerinin yazlık binalarının bulunduğu yerlerde bulunmaktadır. Eski sahilsaray, köşk ve konakların bir kısmının korulukları da günümüze kadar korunabilmiştir. Boğaziçi Üniversitesi Korusu,Emirgan Korusu, Sait Halim Paşa Korusu,Fransa Elçiliği Korusu, Alman Elçiliği Korusu, Rusya Elçiliği Koruluğu yerleşimdeki önemli korulardan bazılarıdır.

Bugün Sarıyer deyince aklımıza balığı, böreği,muhallebisi ve doğası gelmektedir.

 

Paylaşmak ister misiniz ?

Etiketler:

Geri Izleme..

(3) YORUM

  • Zafer Güreşir
    09 Nisan 2012 at 16:27 |

    Antik çağda Simas adı verilen yerleşimin Saron ismi ile de anıldığı olmuştur. Sonraları yerleşim, deresinin ismi ile yani Skletrinas olarak adlandırılmıştır. Bizanslar döneminde semte Limas denildiği de olmuş, bu isimlerden Simas Osmanlılar dönemi başlarına kadar kullanılmıştır.

    Osmanlı tarihçisi Hammer de “Bu semte, Kuzey Mahallesi yakınındaki dağ boyunca uzanan altın madeni bulunduğundan Sarıyar (Sariyer) adı verilmiştir” diyor. Sarıyer’in ismini, sarı toprağından ve dağlarından çıkarılan altın madeninden aldığı ve bu nedenle de Sarıyer olarak isimlendirildiği bilinmektedir. Bir başka söylenceye göre Fatih Sultan Mehmet dönemi erlerinden “Sarıer Baba” nın ismini alarak “Sarıer” den esinlenilerek Sarıyer denildiğidir. Semtin kuzey tarafındaki dağlardan altın madeni çıkması nedeni ile “Altınyer” denildiği ve bu ismin zamanla Sarıyer’e dönüştüğü de söylenmektedir. Ayrıca Osmanlılar döneminde Sarıyer mesiresine gelenlerin çok para harcamaları ve “Sarı Lira Yer” ifadesi ile anlatılmasının Sarıyer’e ismini verdiği de söylenir. Bu söylenceye göre “Sarı Lira Yer” ifadesinden “Lira” ifadesi zamanla kalkmış, diğer iki ifade birleşerek semtin ismi “Sarıyer” olmuştur.

  • ayşe birgül
    26 Ekim 2013 at 11:12 |

    Eski bir Sarıyerli olarak,çocukluğumun caddelerini tekrar görmek güzeldi..Teşekkürler…

  • Hikmet Haksöz
    03 Şubat 2014 at 10:10 |

    Büyükdere hakkında resim ve bilgi bulamadım Nasıl bulabilirim?.

YORUMLARINIZ

Kategoriler

Son Yorumlar

  • ENGİN: BEN BU YOKUŞU ÇOK İYİ BİLİRİM ÇÜNKÜ O YOKUŞUN BAŞINDAKİ OKULDA OKUDUM YENİ HALİDE ÇOK GÜZEL VE ÇOK GENİŞ...
  • Ramazan: İçeriğiniz ve emeğiniz teşekkürlerimi iletiyorum. Ayrıca sitenizi yeni keşfetmekten dolayı çok üzgünüm....
  • Sevinç Çokum: Eşim Rıfat İzzet Çokum’un doğduğu ev, Cezayir Sokağında 3 numaralı evdir, sokağın başında, Madam...
  • Arif: İyi akşamlar.konuyu hortlatmak gibi olacak ama aradan geçen senelerde ş İşler iyiye gideceğine kötüye gitmiş....
  • digi: Tezer abi , ben de mektepliyim , sizden 9 sene sonrayım , sanırım piç sinan, rahmetli barış abilerin...

Ülkelere Göre Siteye Erişim

Flag Counter

altbolum

© Copyright www.degisti.com Bu sitede yayınlanan resimler,yazılar ve diğer dökümanlar sadece bilgilendirme amacı ile yayınlanmaktadır. Site sahibi ve site yazarları, bu sitede yayınlanan herhangi bir içerikten dolayı ortaya çıkabilecek zararlardan sorumlu tutulamaz.Bu sitede kullanılmış olan Marka, Teknoloji ve Ürün adlarının tüm hakları ticari sahiplerine aittir.Bu sitede yayınlanan tüm yazılar/makaleler,videolar ve bilgiler yayınlandığı gibidir. Yazılardaki/makalelerdeki bu bilgilerin zaman içerisinde değişebileceğini, güncelliğini kaybedebileceğini UNUTMAYINIZ.Sitemizde yayinlanan yazıların tüm haklari sahiplerine aittir. Kısmen veya tamamen kopyalayıp kullanan kişiler hakkında cezai ve hukuki işlem yapılacaktır.Bu siteye girmiş herkes bu uyarıyı okumuş ve burada yazan şartları kabul etmiş sayılır. Page Rank