Tekfur Sarayı

Yazar Admin / 21 Ocak 2011. Kategori İSTANBUL'DAKİ TARİHİ YAPILARIN DÜNÜ VE BUGÜNÜ

 Edirnekapı(http://www.degisti.com/index.php/archives/2760) ile Haliç(http://www.degisti.com/index.php/archives/5934) arasındaki kara surlarına bitişik olarak inşaa edilmiş olan Tekfur Sarayı,Bizans’tan ayakta kalan tek sivil mimari örneğidir. Saray’ın kaç yılında ve kim tarafından yaptırıldığı  tam olarak bilinmemektedir. Fakat etrafındaki kalıntılarından anlaşılmaktadır ki, bugün Tekfur Sarayı dediğimiz yapı,müstakil bir saray değil daha büyük bir saray olan Blakernai Sarayı’nın kısımlarından biridir.

Tekfur Sarayı’nın, imparator VIII. Mihael Paleologos ‘un oğlu II. Anronikos Paleologos döneminde,13. yüzyılın sonu ile 14. yüzyılın başında yapıldığı düşünülmektedir. Yapı, ”Paleologos Sarayı” ve “‘Kontantinos Porfirogennetos’un Sarayı” olarak da  adlandırılmıştır. Aslında Ermenice bir sözcük olup,taç taşıyan anlamına gelen Tekfur kelimesi,Osmanlılar Bizans kalelerini almaya başladığında kale komutanına,daha sonra sınır kentleri alındığında, bölgenin yöneticisine  denirmiş.

Büyük Sarayın XII. Yüzyıldan sonra terk edilmesi ve yıkılmaya bırakılmasından sonra önem kazanan Tekfur Sarayı,üç katlı olarak kesme taş, moloz taş ve tuğladan yapılmıştır. Sarayın üst örtüsünün çifte meyilli ahşap bir çatı ile örtülü olduğu,alınlıklarından anlaşılmaktadır. Tekfur Sarayı’nın asıl cephesinin avluya bakan cephesidir ve burada beyaz taş ile kırmızı tuğlalar bir arada kullanılmıştır. Yapının iki katını birbirinden ayıran friz ile kemer aralarındaki üçgen yüzeyler taş ve tuğlaların meydana getirdiği geometrik motifler şeklindedir.

Tekfur Sarayı,İstanbul’un fethinden sonra 16.ve 17. yüzyılda,hayvanat bahçesi, genelev gibi çeşitli amaçlar için kullanılmış;1718-1719’da ise burada bir çini imalathanesi kurulmuştur. Daha sonra cam şişe atölyesi olarak hizmet veren yapı,19.yüzyılda yahudilerin yaşadığı bir mesken olarak kullanılmıştır. 1870’lere doğru bir yangın sonucunda yok olan saray,XX. yüzyıla sadece dört duvarıyla ulaşabilmiştir. Yıkılmasını önlemek için avlu cephesini taşıyan sütunları demir dikmelerle desteklenmiş;1955–1970 arasında yapılan onarımlarda bu demirlerin yerlerine mermer sütunlar konmuştur.

Aynı dönemde saray Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne devredilmiş, Ayasofya Müzesi Müdürlüğü’nün denetimine bırakılmıştır. Bugün yapıda,Fatih Belediyesi’nin kontrolünde düzenlemeler yapılmaktadır.

Paylaşmak ister misiniz ?

Etiketler:

Geri Izleme..

YORUMLARINIZ

Kategoriler

Son Yorumlar

  • digi: Tezer abi , ben de mektepliyim , sizden 9 sene sonrayım , sanırım piç sinan, rahmetli barış abilerin...
  • digi: bugünün 30 milyonluk istanbulundan,son 20 senede İstanbula göç edenleri çıkartırsak geriye ne kalır?köprlerin...
  • Emil Kokaz: Biraz önce gönderdiğim mesajda ”’ertemür” yazısını ”retenue” olarak okuyun...
  • Emil Kokaz: 1965 te mezun oldum, aslında 1964 te lise bitti ama babamın vefat etmesi üzerine eylül ayındaki ikmal...
  • M . Halis Köktaş: “Mucize varmıdır yokmudur bilmem..” Yok; “Budha şöyle dedi” yok;...

Ülkelere Göre Siteye Erişim

Flag Counter

altbolum

© Copyright www.degisti.com Bu sitede yayınlanan resimler,yazılar ve diğer dökümanlar sadece bilgilendirme amacı ile yayınlanmaktadır. Site sahibi ve site yazarları, bu sitede yayınlanan herhangi bir içerikten dolayı ortaya çıkabilecek zararlardan sorumlu tutulamaz.Bu sitede kullanılmış olan Marka, Teknoloji ve Ürün adlarının tüm hakları ticari sahiplerine aittir.Bu sitede yayınlanan tüm yazılar/makaleler,videolar ve bilgiler yayınlandığı gibidir. Yazılardaki/makalelerdeki bu bilgilerin zaman içerisinde değişebileceğini, güncelliğini kaybedebileceğini UNUTMAYINIZ.Sitemizde yayinlanan yazıların tüm haklari sahiplerine aittir. Kısmen veya tamamen kopyalayıp kullanan kişiler hakkında cezai ve hukuki işlem yapılacaktır.Bu siteye girmiş herkes bu uyarıyı okumuş ve burada yazan şartları kabul etmiş sayılır. Page Rank