degisti.com

zamanla her şey değişir…

Ali Sami Yen Stadyumu – Türk Telekom Arena

Ali Sami Yen Stadyumu – Türk Telekom Arena

ALİ SAMİ YEN STADI’NDAN TELEKOM ARENAYA

Çok değil bundan yaklaşık 6 ay kadar önce Mecidiyeköy’ün orta yerinde, Galatasaray Spor Kulübü’nün 1 no’lu kurucu üyesinin ve kendine 14 yıl başkanlık yapmış büyük futbol adamının adını taşıyan bir stat yükseliyordu. “Ali Sami Yen Stadı”.

Yıllarca Galatasaray futbol takımı ve milli takımın maçlarına ev sahipliği yapan stat, yeni stadyum Telekom Arena’nın yapılmasıyla Galatasaray’a ve Türk futboluna veda etti. 11 Ocak 2011 tarihinde Galatasaray’ın Beypazarı Şekerspor’u 3-1’lik skorla mağlup ettiği Türkiye Kupası maçı ise onun gördüğü son maç oldu.

Galatasaraylı yeni evine taşınacak olmanın heyecanının yanında, tarihi statlarından sonsuza kadar ayrılmanın hüznünü de beraberinde yaşadı. Ali Sami Yen Stadı yıkılırken beraberinde bir çok anıyı da götürdü hiç şüphesiz. Bundan böyle anılarında, yüreklerinde yaşatacakları stada Aykut Gürel’in ünlü bestesi Anladım şarkısının Zeynep Talu Çetinsoy tarafından yeniden uyarlanmasıyla veda etti Galatasaraylı:

Bu gece, son gece Ali Sami Yen’de

Son defa buradayız el ele

Yuvadan uçuyor Cim Bom bu gece

Bu gece veda ediyoruz evimize

Hep yaşayacak kalplerde

Zaferlerle dolu kırk yedi sene

Biz burada güldük, burada ağladık

Bu sahada bir tarih yazdık

Yer gök sarı kırmızıydı

Tek yürek olduk dalgalandık

Hoşçakal deme vakti geldi

Çok şey borçluyuz Ali Sami Yen’e

Galatasaray efsanesi

Yaşayacak her zaman her yerde

Oysa hiç de kolay olmamıştı Galatasaray’ın bu stada kavuşması. İstanbul’da futbol, ilk kez İngilizler tarafından Papazın Çayırı’nda oynanmıştı. Yani şimdilerin Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı’nın olduğu yerde. 1905’de kurulan Galatasaray’da o tarihlerde maçlarını burada oynuyordu. 1919 yılında Taksim Stadı’nın açılmasıyla futbolun yeni merkezi Taksim Stadı oluvermişti birden bire.

1939’a kadar Galatasaray, diğer kulüplerle beraber Taksim Stadı’nda oynadı maçlarını. Ne var ki bu tarihte başlayan kentsel düzenleme kapsamında Stadın da içinde yer aldığı tarihi kışla yıkıldı. Maçlarını Taksim Stadı’nda oynayan Fenerbahçe, Papazın Çayırı’ndaki arazinin mülkiyetini alarak Fenerbahçe Stadı haline getirirken, Beşiktaş şimdiki Çırağan Kempinski Oteli’ninyerinde yer alan Şeref Stadı’na geçti. Aynı dönemde stat konusunda en büyük problemi ise Galatasaray yaşadı.

Gerçi Galatasaray daha 1930’lu yılların başında kendine ait bir stat yapma girişimleri kapsamında Mecidiyeköy’deki Likör Fabrikası’nın yanında yer alan Tekel’e ait dutluk bir arazinin kulübe kazandırılması çalışmalarında bulunmuş, hatta 1933-35 yılları arasında devlet ile yapılan görüşmeler neticesinde bu arazinin kendilerine tahsisini de sağlamışlardı. 1936 yılında arazinin hafriyatına da başlanmış, dönemin Türk Spor Kurumu Başkanı olan Adnan Menderes’ten bu iş için maddi yardım dahi alınmıştı. Ancak stadın yapımı hafriyat aşamasında kalmıştı.

Taksim Stadı’nın yıkılmasıyla bu sorun bir kez daha gündeme gelmiş oldu ve aynı arazi, Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü tarafından satın alınarak, 30 yıl süreyle, yıllığı 1 TL’den modern bir stat ve bisiklet veledromu yapma taahhüdü ile Galatasaray Spor Kulübü’ne kiralandı.

Tam bu dönemde II. Dünya Savaşı başlamıştı. Maddi imkansızlıklar da cabasıydı. Hal böyle olunca 1943’de inşasına başlanan saha ancak küçük açık tribünlerle çevrilebilmişti. Buna rağmen stad, Eylül 1944’te açıldı ve 1945’ten itibaren resmi maçlar oynanmaya başlandı. Galatasaray Ali Sami Yen Stadyumu’ndaki ilk maçını 24 Eylül 1944 tarihinde Süleymaniye’ye karşı oynadı.

Ancak o günlerde kent merkezine uzaklığı, ulaşım zorluğu ve çok sert rüzgar alması gibi nedenlerle burada uzun süreli futbol oynama imkanı olmadı. Aynı tarihlerde şehir merkezinde bulunan İnönü Stadı’nın açılmasıyla birlikte Galatasaray, Mecidiyeköy’deki bu stadı terk edince stat daha tamamlanamadan sahipsiz kaldı.

Galatasaray Kulübü, stadın yapımını devam ettiremeyince iş Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü’ne devredildi. Sahanın modern bir stadyum haline getirilmesi için 1960’ta temel atılsa da inşaata 1962’de başlanabildi. Stat tamamlandığında tarihler, 1964’ü gösteriyordu. Galatasaray, stadın kullanım hakkına karşılık, Beden Terbiyesi’ne ayda 30 bin lira ödeyecekti.

Stadın resmî açılışı 20 Aralık 1964’te Türkiye-Bulgaristan karşılaşmasıyla yapıldı. Açılış töreninde büyük izdiham yüzünden Büyükdere Caddesi tarafındaki açık tribünden (Yeni Açık) 81 kişi alt kata düşerek yaralandı. 1 kişi de yaşamını yitirdi.

Bu üzücü olay daha tam atlatılamamışken stadın ruhsatsız kaçak bir inşaat olduğu çıktı ortaya. İstanbul Belediyesi, ruhsat sorunu nedeniyle Ali Sami Yen’de maç oynanmasına izin vermedi. İstanbul Emniyet Müdürü de, Başbakan’a maç oynanmaması yönünde rapor sundu. Bir kişinin ölümüyle sonuçlanan kazayla ilgili bilirkişi raporunda Stat İdaresi, Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğü, kulüp ve müteahhit kusurlu bulundu.

9 ay futboldan uzak kalan stat, 29 Eylül 1965’te oynanan Galatasaray-Sion maçıyla yeniden kavuştu futbola, taraftarına. Stadın yeniden lig maçlarına açılması ise Profesyonel Futbolcular Sendikası’nın protestosu neticesinde 2 Ocak 1966′ da oynanan Galatasaray –  PTT maçı ile oldu.

70’li yıllara gelindiğinde İnönü’de oynamaya başlayan GS, Sami Yen’i ise daha çok antrenmanlar için kullanmaya başladı. Bu yıllarda stat adeta terk edilmiş gibiydi ve  bakımsız bir haldeydi.

Tarihler 17 Ocak 1977’yi gösterdiğinde stat, bambaşka bir olayla geldi gündeme. Statta çalışan işçiler grev kararı almıştı. Ve bu karar doğrultusunda stadın kapıları kilitlenirken, futbolcuların tüm malzemeleri ve resmi evrakların çoğu da içerideydi. Beşiktaş maçına 1 hafta vardı ve çaresiz kalan yönetim yeni forma ve kramponlar satın aldı. Resmi evrakların eksikliği nedeniyle de oyunculara yeni lisans çıkarıldı.

1979’da Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü, Ali Sami Yen Stadı’nı Galatasaray Kulübü’nden devraldı. Öyle ki futbolcular, statta antrenmana dahi çıkamıyordu. Her gün minibüslere dolan oyuncular, Anadolu yakasına geçerek, Altunizade sahası veya Maltepe tekel sahasında idman yapıyordu. Oyuncular kadar stat için de zor günlerdi.

Öyle ki koskoca stat adeta talan edilmiş, soyunma odalarındaki duşlar ve musluklar bile çalınmıştı. Daha sonra Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü tarafından verilen 50 milyon lira ile stat onarılarak bu işkenceye son verildi ve yapılan yeni sözleşmede, sarı-kırmızılı kulübün stattaki intifa hakkı da 1994 yılından 2004 yılına uzatıldı.

Galatasaray’ın stadına olan hasreti, 1980-1981 sezonunda son bulsa da bu kavuşmanın da ömrü uzun olmayacaktı. Yaklaşık 4.5 yıl sonra “stat bakıma alınacak” açıklaması yapıldı. 1984-1985 sezonunu İnönü ve o zaman ki adıyla Fenerbahçe Stadı’nda geçiren Galatasaray, 1985-1986 sezonunda da İnönü Stadı’nda mücadele etti.

Galatasaray’ın stadından bu denli sık bir biçimde uzak kalmasında sportif anlamında yaşadığı sıkıntılar da etkili oluyordu hiç kuşkusuz. Futbolda 14 yıl gelmeyen şampiyonluk gelirlere de yansımıştı. Ancak o yılların acısını çıkartacağı günler hiç de uzak değildi.

7 Haziran 1987 tarihinde Galatasaray ile Eskişehirspor arasında oynanan ve Galatasaray’ın şampiyonluğunu ilan ettiği lig maçında 35.845 biletli seyirci sayısıyla hem stadın seyirci rekoru kırılmış hem de Galatasaray adına gelecek güzel yılların belki de ilk tohumları atılmıştı.

İlk ışıklandırması 1965’de yapılmasına karşılık hiç gece maçı oynanmayan stadın ışıklandırma sistemi 1993’de yenilenerek gece maçları da oynanmaya başladı. Stad 1,400 lüks 290 KVA Philips marka projektör ile aydınlatılıyordu Aynı yıl koltuk sistemine geçildi ve ayakta yaklaşık 35.000 olan seyirci kapasitesi 22.000’e indi.

1997’de o zaman ki Galatasaray yönetimi Ali Sami Yen’in yıkılması için bir proje hazırladı. Amaç artık ihtiyacı karşılamayan stadın yerine çok amaçlı modern bir stat yapmaktı. Bu doğrultuda 1998’de Stadın lansmanı yapıldı ve büyük ilgi toplamasının ardından yeni stat inşaatı için finansman arayışları başladı. Ne var ki  kulübün içerisinde bulunduğu zor mali durum nedeniyle, gereken finansman bulunamadı.

GS gerek ligde, gerek Avrupa’da başarılı sonuçlar almaya başladıkça var olan stat Galatasaray’a da Galatasaraylıya da yetmez olmuş, 2001-2002 yılında, finansman ihtiyacını aza indirmek üzere açıklanan proje üzerinde tadilat yapılarak maliyetler aşağı çekilmiş ancak 2001 ekonomik krizi nedeniyle finansman bulma sorunu yine aşılamamıştı.

2003 -2004 sezonunda eski proje yeniden gündeme geldi ve yeni ve modern bir stat yapılması kararıyla stat bir kez daha terk edildi. O sezon GS maçlarını İkitellide ki Atatürk Olimpiyat Stadı’nda oynadı. Ancak stat yapımı için finansman ihtiyacı yine karşılanamadı.

Mecidiyeköy’ün artık şehrin merkezinde kalması nedeniyle, devlet yetkilileri bu arazide bulunan stadın büyütülmesine karşı çıktı. Alternatif olarak Galatasaray’a yeni bir arazi önerildi. 2004-2007 yıları boyunca yeni arazinin ve üzerinde yapılacak olan yeni stadın finansmanı konusunda arayışlar sürdü.

2004-2005 sezonunda genel bir tadilatın ardından tekrar Ali Sami Yen’e dönüldü. Ezeli rakip Fenerbahçe, Nisan 2006’da stadının yenilenmesini tamamlamış, seyirci kapasitesi 50 bini bulmuş, kombine gelirleri artmış ve oynanan her derbi de stat ve seyirci üstünlüğü Fenerbahçe’yi ön plana çıkarmıştı. Diğer bir ezeli rakip Beşiktaş’da stadını kısmen yenileyebilmişti.

Galatasaray da en nihayetinde yeni stadın, Ali Sami Yen arazisinin devredilmesi karşılığında Seyrantepe’de yapılması konusunda devletin ilgili birimleri ile anlaşmaya varır.2007 yılı sonunda, devlet yetkililerinin de katılımıyla, 1997 yılında ilk projenin açıklanmasının üzerinden 10 yıl sonra yeni stadın temeli atılır. (13 Aralık 2007)  2008’de, Ali Sami Yen’de, UEFA standartları gereğince, Kapalı Alt tribünü yeniden düzenlenir.

Yeni stadın inşaat süreci son derece sancılı geçer. Yapım ihalesini ilk alan firma taahhüdünü yerine getiremez, yeniden ihale açılır. En sonunda ise TOKİ’nin de desteğiyle stat tamamlanır ve 15 Ocak 2011 tarihinde Seyrantepe’de ki yeni stat resmen açılır. Stadın açılışında GS, Ajax ile karşılaşır ve maç 0-0 berabere sonuçlanır.

Galatasaraylının en büyük stat düşü gerçekleşmiştir artık ardında bıraktıkları mahsun Ali Sami Yen Stadı’nın önce içi boşaltılır sonra da 1,5 ay süren yıkımı gerçekleştirilir. Onun yerini 1 milyar dolarlık ikisi rezidans (43 Katlı), biri de ofis kulesi (39 Katlı) olacak 3 kule alacaktır artık. Stadın anısına bir de müze yapılacağı gibi yanındaki likör fabrikası arazisine de kent parkı yapılması tasarlanmakta.

Galatasaray’ın Seyrantepe’deki yeni evi, 52.650 seyirci kapasiteli olup, tribünleri alt ve üst tribün olarak ikiye ayrılmış. İki tribün kısmı arasında 157 adet loca,  VIP alanları, stadyum yönetimi, Galatasaray Müzesi, GS Store satış noktaları, restoran ve food-court gibi işlevleri içeren iki kat yerleştirilmiş.

Stadyumun ana VIP girişi kuzeybatı yönünde, vadi tarafından sağlanmakta. Stadın altında 1.000 araçlık bir VIP otoparkı ve stadın çeperinde arazinin eğiminden yararlanarak toplamda 2 bin 900 araçlık bir otopark bulunmakta. Bu park yerleri, TEM ve kuzeybatıdaki yollara uygun kavşaklarla bağlanmakta. Yayaların büyük bir kısmı ise metro ile stada  ulaşabilmekte. Gerçi stadın ulaşım sorunu hala tam olarak çözülebilmiş değil.

İnşa maliyeti 160 milyon avroyu bulan stadın inşaatında 190 bin metreküp beton, 35 bin ton demir,30.000 m²seramik kullanılmış. Tabanı elips şeklinde olan stadyumun enine ekseni190 metre, boyuna ekseni ise228 metre.

Galatasaray, bu yeni evinde belki de tam anlamıyla ilk kez yerleşik bir hayata geçmenin, bir düşü gerçekleştirmenin fırsatını bulurken, bıraktığı eski evinde yazdığı tarihi de yeniden yazacak hiç kuşkusuz. Ve bu tarih için de ilkler hep önem arzedecek. lk resmi maç 2010-2011 sezonu ikinci devre açılış maçı olan Galatasaray-Sivasspor arasında oynanmış, Servet Çetin’in attığı golle Galatasaray maçı 1-0 kazanmıştır. Lorik Cana ise Eskişehirspor maçında attığı gol ile bu stadyumda ilk gol atan yabancı olmuştur. İlk derbi 18 Mart 2011 tarihinde Galatasaray ve Fenerbahçe arasında oynanırken  14.dakikada Colin Kazım’ın golüyle öne geçen sarı kırmızılılar, 75.dakikada Semih Şentürk ve 87.dakikada ise Alex de Souza’nın gollerine engel olamamış ve sahadan 2-1’lik mağlubiyetle ayrılmış. Ayrıca bu maçta Galatasaray taraftarı tarafından yapılan hazırlıklarla 131.76 DB ile dünya desibel rekoru da kırılmıştır.

Lig maçlarının yanı sıra milli maçlar da burada oynanmaya başlanırken konser gibi organizasyonların ev sahipliğini de üstlenmiştir. 8 Temmuz 2011 tarihinde gerçekleşen dünyaca ünlü rock grubu Bon Jovi’nin konseri, henüz yeni bu stadyumun en güzel organizasyonlarından biri olmuştur.

Galatasaray A.Ş ve Türk Telekom arasında yapılan sponsorluk anlaşması gereğince, 100,5 milyon $’lık ödeme karşılığında, Galatasaray’ın yeni evinin adı Süper Lig 2009-10 sezonundan itibaren 10 sezon süreyle belirlenmiştir. “Türk Telekom Arena” Ne var ki Galatasaray eski stadına ismini veren Ali Sami Yen’e vefasızlık etmemek adına “Ali Sami Yen Spor Kompleksi” adını da ilave etmiştir. Galatasaraylı içinse yeni evi, yeni mabedidir artık ve orası “Aslantepe”dir.

Yazar: Ayfer İlter

 

Linkler:

galatasaray.org

wikipedia.org

turktelekomarena.com

alisamiyen.org

sporx.com

http://spor.milliyet.com.tr

 

 

Paylaşmak ister misiniz ?

Admin

Website:

One comment

Metin Kural

Çok güzel bilgi vermisşsiniz. Teşekkürler. İki ayrıntı. 1970- 72 arası gece maçı oynanıyordu. Defalarca gittiğimi hatırlıyorum. Yukardaki Tarik, Ugur, Talât, Ayhan, Kadri, Candemir, Ergun, Suat, Turgay’lı (1962-63) resim Sami Yen değil Mithatpaşa’da çekilmiş. Saygılarımla

Bu yorum üçüncü fotoğrafa yapılmıştır.

Admin: Sayın Metin Kural verdiğiniz bilgi için teşekkür ederiz. Saygılarımızla…

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir